BM Yetklileri: Toplumsal cinsiyet eşitliği sürdürülebilir kapsayıcı kalkınmanın temelidir

Mukim Koordinatör Irena Vojackova Sollorano (ortada) UNFPA Temsilcisi Karl Kulessa, BM personeli, öürenciler ve akademisyenlerle Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde, Atılım Üniversitesi Kampüsü, Ankara. Fotoğraf: Tuba Coşkun/UNIC Ankara
Mukim Koordinatör Irena Vojackova Sollorano (ortada) UNFPA Temsilcisi Karl Kulessa, BM personeli, öürenciler ve akademisyenlerle Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde, Atılım Üniversitesi Kampüsü, Ankara. Fotoğraf: Tuba Coşkun/UNIC Ankara

Türkiye’deki BM yetkilileri 8 Mart’ta yaptıkları açıklamalarda kadınların insan haklarının ihlalinin hala gelişmiş ve gelişmekte olan dünyanın pek çok ülkesinde üzerinde önemle durulması gereken bir sorun olmaya devam ettiğini vurguladılar.

Ankara’da Atılım Üniversitesinde düzenlenen ‘Eşitlik için Konuş’ Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde öğrencilere hitap eden Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü Irena Vojackova Sollorano ve UNFPA Türkiye Temsilcisi Karl Kulessa Dünya liderlerini kadınların önlerindeki aşikar ve saklı engellerden kurtulmasını sağlayacak toplumsal cinsiyet uçurumunun kapatılması için kadınlara ve kız çocuklarına yatırım yapmaya çağırdılar.

Solorano “2017 yılında Dünya Kadınlar Gününde ne yazıkki kadınların insan haklarının ihlali hala gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyük bir sorun teşkil etmeye devam ediyor” diye konuştu ve cinsiyete dayalı maaş farklılıklarının evrensel bir sorun olduğunu, küresel olarak kadınların erkeklerden yüzde 24 daha az kazandığını ve kadınların erkeklere kıyasla 2.5 kat daha fazla ücret almadıkları bakım ve ev işlerinde çalıştıklarını belirtti.

Birleşmiş Milletler bu yıl kuruluşları ve ortaklarını çalışma hayatındaki cinsiyet uçurumu ile ilgilenmeye ve 2030 yılına kadar gezegende kadın erkek eşitliğini sağlamaya Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine erişimi hızlandırmaya çağırıyor. Küresel olarak kadınlar daha çok çalışmalarına rağmen daha az kazanıyor ve istihdam fırsatları ve insan onuruna yakışan çalışma koşullarına ulaşmada engellerle karşılaşıyor.

Sollorano toplumsal cnsiyet eşitliğinin BM kuruluşlarının başlıca çalışma konularından birini oluşturduğunu vurguladı ve bu konudaki savunuculuk faaliyetlerinin etkisini artırmak için BM kuruluşlarının ortak çalışmalar yaptığına değindi.

Türkiye’de kadınların iş piyasasına erişiminin sınırlı olduğunu hatırlatan Sollorano ancak bunun kadınların önündeki tek engel olmadığını, kadınların istihdam fırsatı elde ettiklerinde de mesleki ayrımcılığa maruz kaldığını kaydetti.

Mukim Koordinatör kadınların hala rekabetin daha az olduğu ve daha az prestijli kabul edilen meslekleri seçme sınırlaması ile yüzyüze olduğunu da belirtti.

2015 yılının Eylül ayında biraraya gelen dünya liderleri, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemini onayladılar. Birleşmiş Milletler için kimsenin geride bırakılmayacağının taahhüdünü veren Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi insanlar, gezegenimiz ve refah için bir eylem planı olma özelliği taşıyor. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılmasının yanında herkesin insan haklarının korunması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadınlar ve kız çocuklarının toplumsal konumlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Sollorano “Diplomatik topluluk, hükümetler, sivil toplum ya da özel sektör nereden olursak olalım hepimizin görevi bu fırsatı kaçırmamak ve kadınlar ve kız çocuklarının toplumsal konumlarının güçlenmesini bir gerçek yapmaktır. Kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarının güçlendirilmesi çok boyutlu ve sektörler arası bir konudur. Önündeki engeller toplumsal normlardan ekonomik şartlara kadar pek çok kaynaktan ortaya çıkabilir” dedi ve kadınlara ve kız çocuklarına yapılan ayrımcılığın kökünde cinsiyet eşitsizliğinin yattığını sözlerine ekledi.

Mukim Koordinatör “Sorunun karmaşık doğasını anladığımız için, BM Türkiye olarak Türkiye Cunhuriyeti Hükümeti ile imzaladığımız BM Kalkınma İşbirliği Stratejisi belgesinde toplumsal cinsiyet eşitliğini dört ana unsurdan biri yaptık” dedi.

Sollorano Dünya Kadınlar Günü konuşmasında Birleşmiş Milletler’in her türlü ayrımcılığı sona erdirmeye olan taahhüdünü yineledi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu UNFPA Türkiye Temsilcisi Kulessa’da etkinlikte yaptığı konuşmada son yüz yılda oldukça önemli ilerlemelerin sağlandığını ancak son yıllarda yaşanan gerileme ile ekonomik anlamda eşitliğin sağlanması için küresel olarak 170 yıla ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kulessa “Dünya Ekonomi Forumunun toplumsal cinsiyet uçurumu endeksine göre Türkiye’nin ekonomik olarak toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşması için 225 yıla ihtiyacı var” dedi ve Türkiye’nin 2016 yılı endeksinde 144 ülke arasında 130. olduğunu kaydetti.  Türkiye’nin 2006 yılında 105. olduğuna da değinen Kulessa endeksin ekonomik katılım, fırsat, eğitim, sağlık ve siyasi konumun güçlenmesi paritelerini incelediğini kaydetti.

“Kadınlar ve kız çocuklarına yatırım yapmak, onların sağlıkları, vücutları ve gelecekleri için bilinçli seçimler yapabilmelerine fırsat vermek bireysel hayatları dönüştürmek, aileler ve toplumları güçlendirmek ve herkes için eşitlikci ve sürdürülebilir kalkınmayı garanti altına almanın en emin yoludur” diye konuştu.

Kulessa “Toplumsal cinsiyet eşitliğine ancak erkekler ve kadınların dayanışması ile ulaşılabilir. Birleşmiş Milletler sistemi kuruluşlarının üyeleri olarak Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmayı taahhüt eden tüm ülkeler ve Türkiye ile çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerine son verdi.