“Emek Göçünün Adil ve Etkili Yönetimi” Eğitimi

Fair and Effective Governance of Labour Migration“Emek Göçünün Adil ve Etkili Yönetimi” eğitimi, hükümet, işçi ve işveren örgütlerinin işgücü göçü konusundaki bilgileri arttırma, eğilimleri ve zorlukları tartışma fırsatı verdi!

ITC-ILO Eğitim Merkezi tarafından ILO Türkiye Ofisi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ortaklığında Nisan ayında düzenlenen eğitim, ÇSGB ilgili birimleri (Türkiye İş Kurumu, Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi, Mesleki Yeterlilik Kurumu), Kalkınma Bakanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, işçi ve işveren örgütleri, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcilerini bir araya getirdi.

Eğitime başlarken, kurumlar, küresel, bölgesel ve ulusal emek göçü eğilimleri hakkındaki bilgilerini test etme şansına sahip oldular. Derin bir bilgi birikimi ortaya koyduktan sonra katılımcılar, adil ve etkili bir işçi göç yönetişim sisteminin temelini oluşturması gereken unsurları tartıştılar. Katılımcıların çoğu, göçmenlerin ve mültecilerin işgücü piyasasına entegrasyonunu sağlamak konusunda, sorumluluğu paylaşan çeşitli ortakların katılımının vazgeçilmez olduğunu ifade etti.

Eğitimin bir kısmı mültecilerin işgücü piyasasına entegrasyonuna ithaf edildi. Katılımcılar, mültecilerin işgücü piyasasına entegrasyonunu desteklemek amacıyla, ILO’nun küresel düzeyde politikaları nasıl desteklediğini öğrendi. Mültecilerin ve diğer zorla yerlerinden edilmiş kişilerin işgücü piyasasına erişimi konusunda, “ILO Rehber İlkeleri” de dahil olmak üzere çok sayıda dökümana dikkat çekildi.

Karşılaştıkları zorlukları başarılı bir şekilde ele almak için, eğitmenler katılımcıların dikkatini adil ve etkili işgücü göçü yönetişimini destekleyebilecek üç ana unsura çekti: ILO standartları, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve sosyal diyalog.

Eğitmenler, ILO temel sözleşmelerine ve ulusal düzeyde normatif bir çerçevenin benimsenip, geliştirilmesine rehberlik edebilecek olan, iki spesifik göçmen sözleşmesine atıfta bulunarak; işçi göçüne hak temelli bir yaklaşımın nasıl benimseneceğini açıkladı. Daha sonra, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin işgücü göçü politikalarının gelişimini nasıl destekleyebileceğini ve bunun tersine, adil ve etkin bir yönetişim sisteminin SKH’nin başarılarına nasıl katkıda bulunduğunu vurguladılar. Son olarak, böyle bir yönetişim sisteminin geliştirilmesi için sosyal diyaloğun önemi vurgulandı.

Eğitim sonunda, katılımcılar hem işçi ve işveren grubu hem de sivil toplumun ya da hükümetin bakış açısını benimseyen bir işgücü göçü politikasının uygulanmasını tartışma fırsatı buldular. Böylece, işçi örgütlerinden katılımcılar, kendilerini işverenlerin yerine koyarak; farklı bir bakış açısı ile müzakere etmeyi deneyimlediler.