Suriyeli Sammy Teselliyi ve Emniyeti İstanbul’daki LGBTİ Misafirhanesinde Buldu

Fotoğraf: Nadine Al Lahham (IOM 2018)
Fotoğraf: Nadine Al Lahham (IOM 2018)

 

Halep’te, özellikle de Sammy*’nin yaşadığı muhafazakar çevrede eşcinsel bir erkek olarak büyümek çok zordu. Suriye’deki çatışma başladığında, zorunlu askerlik olasılığı Sammy’yi dehşete düşürdü. Sammy, cinsel yöneliminin bu durumu kendisi için daha da tehlikeli bir hale getireceğinin farkındaydı. 2014 yılında emniyet ve kabul görme arayışı içerisinde İstanbul’a, geldi.

Bir yıl sonra Sammy, Wajed* ile tanıştı ve ona aşık oldu.

Her gününü beraber geçiren Sammy ve Wajed hayatlarını bir çift olarak yeniden kurmaya başladı. Fakat İstanbul’da yaşadıkları çevredeki insanlar ilişkilerini öğrendiği zaman önyargılar gün yüzüne çıkmaya başladı. Wajed ve Sammy birçok kez hem sözlü hem fiziksel saldırıya uğradı, fakat misilleme korkusundan dolayı polise herhangi bir şikayette bulunmadı.

Bir süre Sammy’nin erkek kardeşinin yanında kalmaya başladılar. Bir gece aralarında yaşanan tartışma, Sammy’nin erkek kardeşinin çifte bıçak çekmesiyle sonuçlandı. Hızlıca eşyalarını toplayarak gecenin bir yarısı evden kaçtılar.

Civarda yaşayan bir Birleşmiş Milletler tercümanı bu iki genç adamın hikayelerini duydu. Tercüman, Sammy ve Wajed’in trans bireylerin işlettiği bir sığınak olan Trans* Evinin müdürü Kıvılcım ile temas kurmasını sağladı. 2013’ten beri İstanbul LBGTİ Dayanışma Derneği’nin bir projesi olarak hizmet veren bu ev kalacak yeri olmayan, şiddet tehdidi ile karşı karşıya kalan trans bireylerin yanı sıra Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan gelen LGBTİ mülteci ve sığınmacıların yuvası olmuştu.

Misafirhane şimdiye dek Türklere, Suriyelilere, Iraklılara ve Afganlara ev sahipliği yaptı. Misafirler burada tesisin olanaklarından yararlanabilmekte, uyuyacak rahat bir yer ve sıcak bir yemek bulabilmekte ve topluluğun sunduğu destek sisteminden faydalanabilmektedir .

Misafirhanede yaşadığı dönemden bahseden Sammy, düşüncelerini “Hepimizin benzer endişe ve sorunları var. Dil engeline rağmen birbirimizle iyi bir ilişki kurabiliyoruz” şeklinde ifade etti.

Trans* Evi mümkün olduğunca çok sayıda insana kucak açmak için yoğun çaba sarf etse de imkanları oldukça kısıtlıydı. Su tesisatı çoğu zaman çalışmıyordu, duvarlar kırık döküktü ve her şey eskimiş ve kullanılamaz hale gelmişti. Misafirlerin güvenliği ise sürekli endişe duyulan başka bir konuydu.

BM Göç Kuruluşu IOM, misafirhaneye destek olmak adına binayı onarmış, yeni mobilyalar tedarik etmiş, yeni bir su tesisatı kurmuş ve belki de en önemlisi misafirlerin güvenliğini arttırmak için yeni güvenlik kameraları kurmuştur. Trans* Evine göre yapılan bu restorasyon aralarında Suriyeliler, Iraklılar, Afganlar ve Türklerin de olduğu 330 kişiye fayda sağladı.

Wajed ve Sammy, beraber olduklarından bu yana ilk kez bir çift olarak birlikte güven içinde yaşayabildi. Hatta benzer deneyimleri olan yeni arkadaşlar edindiler.

Sammy, “Buradaki LGBTİ topluluğunun bir parçası olduğum için mutluyum” dedi.

Misafirhane çalışanları aynı zamanda çiftin gelecekte daha iyi imkanlara sahip olması için Türkiye’de ikamet izni alabilmeleri için onlara yardım ediyordu.

 Sammy sözlerine, “Artık Wajed ile önümüze bakıyoruz ve geçmişi arkamızda bırakmaya çalışıyoruz” diyerek devam etti.

Türkiye’deki birçok şehir ve köy, ellerindeki kısıtlı kaynaklarla hem yerel halka hem de mülteci ve göçmen gruplarına hizmet sunuyor. IOM; Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosunun da cömert bir şekilde sunduğu destek ile Türkiye’deki yerel makamların bu sorumluluğu taşımasına, etkilenen grupların dayanıklılık ve kendine yeterliliklerini arttırmak; topluluk düzeyinde temel hizmetlere erişimi iyileştirmek ve sosyal uyumu güçlendirmek suretiyle destek veriyor.

*Bu hikayede kullanılan isimler, kişilerin kimliğini korumak adına değiştirilmiştir.