UNHCR tarafından yayımlanan rapor, dünya çapında vatansız azınlıkların yaşamına hâkim olan ayrımcılığı ortaya koyuyor

84 yaşındaki Madagaskarlı bir Karana olan Sougrabay İbrahim, UNHCR’nin vatansızlık üzerine düzenlediği bir çalıştaya katıldığı sırada torunlarıyla birlikte poz veriyor. © UNHCR/Roger Arnold
84 yaşındaki Madagaskarlı bir Karana olan Sougrabay İbrahim, UNHCR’nin vatansızlık üzerine düzenlediği bir çalıştaya katıldığı sırada torunlarıyla birlikte poz veriyor. © UNHCR/Roger Arnold

UNHCR tarafından Kasım ayında yayınlanan bir rapor, ayrımcılık, dışlanma ve zulmün, dünyada vatansız azınlıkların birçoğu için açık gerçekler olduğu konusunda uyarıda bulunmakta ve herkes için eşit vatandaşlık haklarını güvence altına almak üzere acil olarak harakete geçme çağrısı yapmaktadır.

Rapora göre, dünyanın bilinen vatansız nüfuslarının %75’inden fazlası azınlık gruplarına aittir. Bu konuda herhangi bir adım atılmaması durumunda, uzayan ötekileştirme süreci infiale neden olabilir, korkuyu arttırabilir ve aşırı durumlarda istikrarsızlığa, güvensizliğe ve yerinden edilmeye yol açabilir.

Rapor, dünyanın en büyük vatansız azınlığı olan yüz binlerce Arakanlının Myanmar’dan Bangladeş’e kaçmaya başladığı Ağustos ayının bitiminden önce yapılan bir araştırmaya dayanmasına rağmen, Rohingyalıların durumları yine de yıllar süren ayrımcılık, uzun süreli dışlanma ve bu hususların vatandaşlık üzerindeki etkilerinin yol açabileceği sorunların bir göstergesidir.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, “Vatansız insanlar sadece tüm vatandaşların sahip olduğu temel hakları talep ediyorlar. Ancak, Arakanlılar gibi vatansız azınlıklar çoğunlukla köklü bir ayrımcılığın ve sistematik hak mahrumiyetinin sıkıntılarını çekiyorlar.” şeklinde konuştu.

Grandi “Son yıllarda, dünya çapında vatansızlığı ele almak için önemli adımlar atıldı. Ancak artan zorla yerinden edilme ve vatandaşlıktan keyfi olarak yoksun bırakılma gibi yeni zorluklar, bu ilerlemeyi tehdit etmektedir. Devletler artık harekete geçmeli ve vatansızlığı sona erdirmek için kararlı bir davranış sergilemelidir.” diyerek sözlerine devam etti.

“Burası bizim evimiz”: Vatansız azınlıklar ve vatandaşlık arayışları raporu, UNHCR’nin vatansızlığı sona erdirmek için hayata geçirdiği #Aidim (#Ibelong) Kampanyası’nın üçüncü yıldönümünde yayınlandı. Rapor, dünya çapında vatansız azınlıkların karşılaştığı sorunları vurgulamak için örnek olarak seçilen Madagaskar, Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti ve Kenya’daki vatansız grupların, eskiden vatansız olan grupların veya risk altındaki azınlık gruplarının üyeleri ile Mayıs ve Haziran 2017’de yapılan istişarelere dayanmaktadır.

Rapor, 120’den fazla kişiyle yapılan görüşmelere dayanarak, çok sayıda azınlık grubu için vatansızlığın nedeninin, bu grupların geçmişleri, görünümleri, dilleri ve inançları gibi farklılıklarının ta kendisi olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda vatansızlık, azınlık gruplarının karşı karşıya kaldığı dışlanmayı daha da şiddetlendirerek, hareket özgürlüğünden gelişim imkânlarına ve hizmetlere erişimden oy kullanma hakkına kadar hayatlarının tüm yönlerini derinden etkilemektedir.

Rapordaki ifadeler, ayrımcılığın vatansız azınlık topluluklarını nasıl olumsuz yönde etkilediğini ve fiziksel güvenlik ve emniyet konusundaki endişelerini nasıl arttırdığını göstermektedir. Ayrıca yoksulluğa katkıda bulunmakta ve belgelendirmeye, eğitime ve sağlık hizmetlerine erişim imkânlarını karmaşık hale getirmektedir.

Vatansız azınlıklar için eşit vatandaşlık haklarını sağlamak amacıyla, UNHCR’ın #Aidim (#Ibelong) Kampanyası, tüm Devletleri aşağıdaki adımları atmaya çağırmaktadır:

  • Söz konusu topraklarda doğmuş olmaları veya belli bir tarihten önce bu topraklarda ikamet etmiş olmaları koşulu ile veya bu koşulları sağlayan ebeveynleri ya da anneanne ve dedelerinin bulunmaları koşulu ile bu topraklarda ikamet eden vatansız azınlık grupları için vatandaşlığa kabulün veya vatandaşlığın teyidinin kolaylaştırılması.
  • Çocukların doğdukları ülkenin vatandaşlığını kazanamaması halinde vatansız kalacakları durumlarda, söz konusu ülkenin vatandaşlığını almalarına izin verilmesi.
  • Kişileri ırk, etnik köken, din veya dilsel azınlık statüsü gibi ayrımcı gerekçeler temelinde vatandaşlıktan yoksun bırakan veya mahrum eden kanun ve uygulamaların ortadan kaldırılması.
  • Vatansızlığı önlemek için evrensel bir doğum sicilinin sağlanması.
  • Yasa uyarınca vatandaşlık belgesi alma hakkı olan kişilere söz konusu belgelerin verilmesinin önündeki usule ilişkin ve pratik engellerin kaldırılması.

Raporu okuyun

Rakamlar

Dünya çapında kaç kişinin vatansız ya da vatansız kalma riski altında olduğunu belirlemek zordur. Vatansızlığa ilişkin veriler hükümetler tarafından toplanır ve UNHCR’ye bildirilir. 2016’da 75 ülke 3,2 milyon vatansız kişi olduğunu rapor etmiştir. Ancak UNHCR, bu rakamın toplamın yalnızca bir kısmı olduğunu tahmin etmektedir – gerçek sayı bundan üç kat daha fazla olabilir.

#Aidim (#Ibelong) Kampanyası hakkında

UNHCR, Vatansızlığı Sona Erdirmek için 4 Kasım 2014’te #Aidim (#Ibelong) Kampanyası’nı başlatmıştır. Vatansızlık insan kaynaklı bir sorundur ve vatansızlığın çözülmesi ve önlenmesi nispeten daha kolaydır. Gerekli siyasi irade ve halk desteği ile dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca kişi vatandaşlık kazanabilir ve çocuklarının vatansız doğmalarını önleyebilir. #Aidim (#Ibelong) Kampanyası, Devletler için sorunu çözmeye yardımcı olmaları amacıyla somut adımları belirleyen bir Küresel Eylem Planı tarafından desteklenmektedir. Dünya genelinde milyonlarca vatansız kişi, vatandaşlık kazanarak, insan haklarından tam olarak faydalanabilir ve kendilerini topluluklarına ait hissedebilirler.