UNICEF anneler gününde tüm dünyada zengin ve yoksul arasındaki “anne sütüyle besleme açığının” kapatılması çağrısında bulundu

© UNICEF/Liu
© UNICEF/Liu

UNICEF tarafından bugün açıklanan yeni analizde, anne sütüyle beslenme fırsatını kaçıran bebek sayısının özellikle dünyanın en zengin ülkelerinde oldukça yüksek olduğu belirtildi. Tüm dünyada her yıl yaklaşık 7,6 milyon bebek anne sütü almıyor.

Analizde işaret edilene göre anne sütünün yaşam kurtarma, bebekleri ve anneleri ölümcül hastalıklardan koruma, zekâ düzeyini yükseltme ve eğitimde olumlu sonuçlar getirme gibi özelliklerine rağmen yüksek gelir düzeyindeki ülkelerde bebeklerin tahminen yüzde 22’sine hiç anne sütü verilmiyor.  Oysa düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde bu oran sadece yüzde 4 olarak karşımıza çıkıyor.

UNICEF Genel Direktör Yardımcısı Shahida Azfar:  “Anne sütü, ister zengin ister yoksul olsun bir annenin çocuğuna, aynı zamanda kendine verebileceği en iyi armağandır. Anneler Günü’nü kutlarken dünyadaki annelere bebeklerini emzirebilmeleri için ihtiyaç duydukları desteği sağlamalıyız.”

Analiz, düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde bebeklerin en az bir kez anne sütüyle beslenme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu kaydediyor. Gerçekten de anne sütüyle besleme oranlarının Bhutan (%99), Madagaskar (%99) ve Peru’da (%99) oldukça yüksek İrlanda (%55),  ABD (%74) ya da İspanya (%77) gibi ülkelerde ise düşük olduğu görülüyor (tabloya bakınız).  Yüksek gelir düzeyinde olup da anne sütüyle hiç beslenmemiş toplam 2,6 milyon bebeğin üçte birinden fazlası tek başına ABD’de bulunuyor.

Bununla birlikte, verilerin gösterdiğine göre, düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerin kendi içlerindeki zenginlik farklılıkları bir annenin çocuğunu ne kadar süre emzirmeye devam edeceğini etkiliyor. En yoksul ailelerdeki bebekler 2 yıl süreyle anne sütü alabiliyor. Bu süre en zengin ailelerde verilenden 1,5 kat daha uzun. Bu fark Batı ve Orta Afrika ile Karayip ülkelerinde daha da açılıyor. Bu ülkelerde en yoksul ailelerdeki çocuklar 2 yıl emziriliyor ve bu süre en zengin ailelerdekinin hemen hemen iki katı anlamına geliyor.

Azfar sözlerini şöyle sürdürdü: “Yoksul ülkelerdeki zengin annelerin bebeklerini kendi sütleriyle besleme eğiliminin düşük olduğunu biliyoruz; ancak, çelişkili biçimde yine görüyoruz ki zengin ülkelerde aynı eğilim en yoksul kesimlerde görülüyor. Gelir düzeyleri arasında anne sütüyle besleme açısından görülen bu farklılıklar, zenginlik düzeyinden bağımsız olarak, ülkelerin her annenin bebeğini kendi sütüyle beslemesinin önemine yönelik yeterli bilgilendirilme ve güçlendirilme yapmadığının işaretidir.”

Anne sütüyle beslemede yüksek oranları sağlayan etmenler çeşitlidir. Hindistan ve Vietnam gibi ülkeler anne sütüyle beslemeyi yaygınlaştırmak için güçlü politikalar izliyor. Türkmenistan gibi başka ülkelerde ise doğumunu bebek dostu hastanelerde yapan anne oranlarının oldukça yüksek olduğu görülmekte. ** Yeni Zelanda ve Sri Lanka’da hemen hemen tüm anneler bebek dostu bir kurumda doğum yapıyor. Bu tür çabalara ek olarak, babalara, ailelere, işverenlere ve topluluklara yönelik destekler ile kültürel ve siyasal ortamlar da belirleyici rol oynuyor.

UNICEF, dünyanın yeni doğan bebekleri adına çözümler talep ettiği küresel kampanyası Every Child ALIVE(Her Çocuk YAŞASIN)aracılığıyla hükümetlere, özel sektöre ve sivil topluma aşağıdaki alanlarda harekete geçilmesi çağrısı yapmaktadır:

  • Doğumdan iki yaşına kadar anne sütüyle besleme oranlarını yükseltmek için daha fazla kaynak tahsis edilmesi ve farkındalığın artırılması,
  • Bebek mamalarının, anne sütü yerine kullanılan diğer besinlerin, ayrıca biberon ve emziklerin pazarlanmasını düzene bağlayacak etkili yasal düzenlemeler yapılması,
  • Ücretli aile izni ve ücretli emzirme araları da dâhil olmak üzere işyerinde emzirme politikalarının yaşama geçirilmesi,
  • Doğumevlerinde başarılı emzirme için on adımın  yaşama geçirilmesi ve hasta olarak doğan bebeklere anne sütü verilmesi,
  • Annelere sağlık tesislerinde ve doğumu izleyen ilk hafta içinde vasıflı emzirme danışmanlık hizmetleri sağlanması,
  • Annelerin emzirme alanında sürekli destek alabilmeleri için sağlık kurumları ile topluluklar arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi,
  • Anne sütüyle besleme politikalarında, programlarında ve uygulamalarında sağlanan gelişmeleri takip etmek üzere izleme sistemlerinin iyileştirilmesi.

Mayıs ayında 128 ülkede kutlanacak “Anneler Gününde Her Çocuk YAŞASIN” kampanyası anne ve bebeklerin, hamilelik döneminde, doğumda ve doğum sonrasında desteklenme haklarını vurgulamaktadır.