Afrika Kökenliler Uluslararası On Yılı

emblem_trGünümüzde Güney ve Kuzey Amerika’da toplam 200 milyon Afrika kökenli insan yaşıyor. Milyonlarcası da Afrika kıtası dışında yer alan birçok ülkede hayatını sürdürüyor.

İster Atlantikaşırı Köle Ticareti kurbanlarının torunları olsunlar, ister daha yakın tarihte söz konusu bölgelere göç etmiş olsunlar, genellikle bulundukları toplumların en yoksul ve marjinalleştirilmiş grupları arasında yer alıyorlar. Uluslararası ve ulusal seviyelerde yapılan çeşitli çalışmalar, Afrika kökenlilerin hala kaliteli eğitime, sağlık hizmetlerine, barınma imkanlarına ve güvenliğe tam olarak sahip olamadıklarını ortaya koyuyor.

Birçok kere ise içinde oldukları durum yetkiler tarafından görmemezlikten gelinebiliyor. Karşı karşıya bulundukları bu koşullardan kurtulmak için gösterdikleri gayret ise yeterli derecede dikkate alınmayabiliniyor . Çoğunlukla adalete erişim konusunda ayrımcılığa uğrayabiliyor ve tehlikeli oranda polis şiddetine ve ırkçı yaklaşımlara maruz kalabiliyorlar.

Dahası hem seçme hem de seçilme haklarını genellikle düşük seviyede kullandıkları görülüyor.
Afrika kökenlilerin bir kısmı, uğradıkları söz konusu ayrımcılığının yanı sıra cinsiyetleri, dini inanışları, konuştukları dil, siyasi görüşleri, toplumsal konumları, ve diğer sebeplerle de ilave dışlanma ile karşı karşıya kalabiliyor.

Afrika kökenlilerin insan haklarının korunması Birleşmiş Milletler’in önceliklerinden biri oldu, olmaya devam ediyor. Durban Eylem Programı Bildirisi Afrika kökenlilerin kölelik uygulamalarının kurbanı olduklarını, günümüzde de söz konusu uygulamaların yarattığı sonuçların kurbanı olmaya devam ettiklerini kabul ediyor.

Durban süreci sayesinde Afrika kökenlilerin görünülürlüğü arttı, üye devletler, BM, diğer uluslararası ve bölgesel kuruluşlar ve STK’ların çabaları vasıtasıyla onların insan haklarının korunması alanında ciddi ilerlemeler kaydedildi.

Söz konusu ilerlemelere rağmen dünyanın bir çok yerinde gündelik hayatta ya da yasalardaki doğrudan ya da dolaylı ırkçılık ve ırk ayrımcılığı Afrika kökenlileri mağdur ediyor.

BM Genel Kurulu tarafında 23 Aralık 2013 tarihinde alınan 68/237 sayılı karar ile 2015-2024 Afrika Kökenliler Uluslararası On Yılı İlan edildi. Genel Kurul söz konusu dönemin temasını ise “Afrika kökenliler için tanınma, adalet ve kalkınma” olarak belirledi On yıl boyunca BM’nin, üye devletlerin, sivil toplumun ve ilgili diğer tarafların, Durban Eylem Planını, öncelikle Afrika kökenlilerin içinde oldukları durumu kabul ederek adalet ve kalkınma ruhu ile uygulaması açısından bir fırsat yaratıyor.

Söz konusu dönem ayrıca, 2011 yılında kutlanan Afrika Kökenliler Uluslararası Yılının bir devamı niteliği de taşıyor. 2011 yılında ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlük ile mücadele alanında elde edilen ilerlemelerin önümüzdeki on yıl içinde daha da geliştirilmesi hedefleniyor.

Söz konusu dönemde bir çok önemli etkinliğin hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Ana Hedefler:
• İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde belirtildiği üzere Afrika kökenlilerin tüm haklardan eksiksiz yararlanmasının desteklenmesi,
• Afrika kökenlilerin kültürel mirası ve yaşadıkları toplumlara yaptıkları katkıların daha iyi tanıtılması,
• Ulusal ve uluslararası seviyede yasal mevzuatın Durban Eylem Programı Bildirisi ve Hertürlü Irk Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi çerçevesinde güçlendirilmesi ve tam ve ekin olarak uygulanmasını sağlamak.

Uygulama nasıl olacak?

Ana hedeflerin etkinlik programı kapsamında ulusal ve uluslararası seviyelerde hayata geçirilmesi öngörülüyor. Bu bağlamda, üye devletlerden Afrika kökenlilerin karşı karşıya kaldığı ırkçılık, ırkçı ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve benzer muamelerle mücadele amacıyla yasal mevzuatlarında gerekli düzenlemeleri yapmaları bekleniyor. Bu çalışmalar esnasında da kadınların, kız çocuklarının ve küçük erkek çocukların konumlarının ön plana çıkarılması isteniyor.

Bölgesel ve uluslararası seviyede ise ilgili BM sözleşmeleri ve uygulamaları hakkında daha fazla farkındalık yaratılması amaçlanıyor.