Birleşmiş Milletler Günü Ankara’da kutlandı

BM Mukim Koordinatörü Kamal Malhotra (Fotoğraf: Nezih Tavlaş)
BM Mukim Koordinatörü Kamal Malhotra (Fotoğraf: Nezih Tavlaş)

Birleşmiş Milletler’in 68. Kuruluş yıldönümü Ankara’da çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Ankara’da gerçekleştirilen 24 Ekim BM Günü etkinlikleri çerçevesinde, milletvekilleri, bakanlık temsilcileri, büyükelçiler, diplomatik topluluk, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, BM’nin ortaklık yaptığı kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla bir resepsiyon düzenlendi.
Türk hükümetinin Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru tarafından temsil edildiği etkinlikte Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü Kamal Malhotra ve Koru birer konuşma yaptılar.

Resepsiyondan görüntüleri indirmek için Facebook Sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bakan Yardımcısı Koru konuşmasında Türkiye ile Birleşmiş Milletler arasında artan işbirliğine vurgu yaptı. Koru, BM Türkiye Ekibinin çalışmalarından övgü ile bahsetti ve Türkiye’nin uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalara değindi. Koru, BM’nin kuruluşundan bu yana barış, kalkınma ve insan haklarına önemli katkılar yaptığını ancak, değişen dünyanın sorunlarına daha etkin çözümler bulunabilmesi için yürütülen BM’nin reform çabalarını desteklediklerini söyledi.

Türkiye’nin 2015-2016 dönemi için BM Güvenlik Konseyi üyeliğine aday olduğunu hatırlatan Koru, seçilmesi halinde, 2009-2010 dönemi üyeliği sırasında olduğu gibi, Türkiye’nin uluslararası topluluğun vicdanını Konseyin çalışmalarına yansıtacağını belirtti.

Bakan Yardımcısı Koru’nun konşmasının tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: Konuşma metni

Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü Kamal Malhotra da konuşmasında, Türkiye ile Birleşmiş Milletler arasında artan işbirliğine vurgu yaptı.

Malhotra Konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’de yerleşik BM sistemi adına sizlere Birleşmiş Milletler’in 68. kuruluş yıldönümüne hoş geldiniz demekten mutluluk duyuyorum.

Kurulduğu 1945 yılından bu yana ve Kuruluş Antlaşması temelinde, Birleşmiş Milletler, ülkelerarasındaki birliği güçlendirmeye ve barış ve güvenliği korumaya çalışıyor. Güvenlik, kalkınma ve insan hakları Birleşmiş Milletler’in çalışmalarının üç ana temel direğini oluşturuyor. Dünyanın, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu dönemden çok daha kompleks ve karşılıklı bağımlı bir yapıya sahip olduğu görülen günümüzde, BM Antlaşmasının ve Teşkilatın ilke ve değerlerinin, 68 yıl öncesine nazaran çok daha geçerli olduğuna inanıyorum. Artık küresel sorunlar sınır tanımıyor ve bu sorunları varsıl ya da yoksul, zayıf ya da güçlü hiç bir ülke tek başına çözemiyor. En güçlü üyelerinin tanıdığı imkan kadar etkin olacağı gerçeğinden kaynaklanan aşikar eksikliklerine rağmen, Birleşmiş Milletler, var olmasaydı dahi bugün yeniden keşfedilmesi gerekecekti. 2013’ün jeo-politik gerçekleri çerçevesinde kurulacak bir Birleşmiş Milletler’in de 1945 yılında vücut bulan ve mesai arkadaşlarım ve benim temsil ettiğimiz, hayati ancak kusursuz olmayan Teşkilattan daha mükemmel olacağı kesin olmaktan uzaktır.

Hanımefendiler ve beyefendiler,

Birleşmiş Milletler’in yoksullukla mücadele, eşitsizliklerin azaltılması ve dünyayı 21. yüzyılda herkes için daha iyi bir yer yapma çabalarıyla bağlantılı olarak New York’ta geçtiğimiz ay küresel ölçekte 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi programı ile ilgili bir anlaşmaya varıldı. Bu konu Genel Kurul Başkanının başkanlığında düzenlenen Üst Düzey toplantıda ele alındı. Söz konusu toplantıda bulunmam nedeniyle, Binyıl Kalkınma Hedeflerine 2015 yılına kadar erişilmesi konusunda dikkate değer olmakla beraber inişli çıkışlı bir ilerleme kaydedildiğinin onaylandığını, hedeflere ulaşılmasının daha da hızlandırılması çağrısı yapıldığını ve söz konusu Hedefler konusunda olumlu bir tecrübe elde edilmiş olsa da bu Hedeflere ulaşılması için daha yapılması gerekenler olduğu unutulmadan, ölçülebilir hedeflere sahip bir sürdürülebilir kalkınma üzerinde odaklanan 2015 Sonrası Kalkınma Gündeminin Genel Kurul’da kabul edilmesi hususunda üye ülkeler arasında Eylül ayında gerçek bir kararlılık görüldüğünü söyleyebilirim.

Hükümetleri ve sivil toplumu içine alan, Türkiye dahil 88 ülkede 1 milyon 400 bin kişinin yer aldığı istişarelerin dünya tarihinde eşi benzeri bulunmuyor. Birleşmiş Milletler Türkiye’nin yürüttüğü 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi istişareli ile ilgili rapora çevrim içi ortamda erişebilirsiniz. İstişareler ile ilgili tüm raporlarda yer alan bulgular BM Genel Sekreteri’nin geçtiğimiz ay Genel Kurul’a sunduğu raporda yer buldu. Diğer bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye’nin de kalkınma gündeminin en öne çıkan iki önceliğini demokratik yönetişim ve toplumsal cinsiyet eşitliği teşkil ediyor. Bu her iki öncelik de, insanların, Birleşmiş Milletler’in temel taşlarından birini teşkil eden insan haklarına olan ve giderek derinleşen inanç ve isteklerine şahitlik ediyor.

Hanımefendiler ve beyefendiler,

Malumunuz olduğu üzere, bölge dünyanın daha önce görmediği oranda bir insani kriz yaşıyor. Suriye’de yaşananlar milyonlarca insanı evlerini terk ederek ülke içinde ya da başta komşu ülkeler olmak üzere başka yerlere gitmeye zorluyor. Bu durumdan etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye, söz konusu insani krize örnek teşkil edecek bir şekilde karşılık veriyor. Uluslararası topluluk Turkiye’nin krize verdiği karşılığı takdir ve övgü ile karşılıyor. Türkiye’deki BM Sistemi de hem Türkiye’ye destek oluyor hem de söz konusu yükün uluslararası topluluk tarafından daha fazla paylaşılması için çalışıyor.

Sevgili dostlar,

BM, ulusal seviyede, artan bölgesel ve uluslararası rolü nedeniyle Türkiye ile yeni bir stratejik ortaklık oluşturma süreci içinde bulunuyor. BM’ye olan katkılarının önemli ölçüde artmasından, ve ayrıca Afrika, Orta Asya ve diğer bölgelere yönelik büyüyen insani ve kalkınma yardımı programlarından dolayı Türkiye’ye minnettarız. Türk hükümetinin İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi yapmak isteği, yakında bölgesel ofisleri dünyanın en harika şehirlerinde biri olan bu şehre taşınacak olan UNDP, WHO ve UNWOMEN ile yapılan anlaşmalarla hız kazanmış bulunuyor. Genel Sekreter ayrıca Dünya İnsani Yardım Zirvesinin ilkinin 2016 yılında İstanbul’da yapılacağını da açıklamış bulunuyor.

Bu iyi haberle ve sözü daha fazla uzatmadan Sayın Dışişleri Bakan Yardımcısını konuşmasını yapmaya ve sizleri de benim ile beraber Birleşmiş Milletler’in 68. kuruluş yıldönümünü kutlamaya davet ediyorum. Bu gece burada olduğunuz için sizlere bir kez daha teşekkürlerimi iletmek istiyorum”.