Kapsayıcı/Birlikte eğitime yönelik eylem çağrısı siyasal ivme kazanıyor

unicefkapsayici-s Orta ve Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinden yirmi hükümet, milyonlarca çocuğun kapsayıcı ve kaliteli eğitim hakkının yaşama geçirilmesi çağrısına siyasal destek vereceklerini belirtti.

Liderler,  İstanbul’da yapılan bölge eğitim bakanları konferansında Türkiye Hükümeti ile UNICEF tarafından yapılan “Eğitimde Hakkaniyet, Şimdi!” eylem çağrısına destek verdiler.

Türkiye’den Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bu vesileyle şu görüşlerini dile getirdi: “2015 yılına yaklaşıyoruz. 2015, Binyıl Kalkınma Hedeflerinin ikincisi olan evrensel temel eğitimin gerçekleşmesi için son tarihtir. Yaşama hazırlamakta olduğumuz çocukların ve gençlerin azami yararı için adımlarımızı hızlandırmalıyız. Bu amaçlarımızı gerçekleştireceksek, iki şey gerekmektedir: Üst düzey siyasal kararlılık ve uygun politikalar.”

Amaç, her çocuğun okula gitmesini, iyi öğrenmesini, öğrenmeye erken ve zamanında başlamasını, her çocuğun iyi yönetilen ve yeterli kaynaklara sahip bir eğitim sistemiyle desteklenmesini sağlamaktır.

UNICEF’e göre bölgede tahminen 2,5 milyon çocuk temel eğitimin dışında ve bunların arasında en fazla zarar görme riski olan ve dışlanmış çocuklar başta geliyor.

Konferansta, bir değişim gücünü de gençler oluşturdu.

Moldova’nın bir köyünden gelen Anna Susarenco hükümetlere politikalarına gençleri de dâhil etmeleri çağrısında bulundu. Susarenco, Bu politikalar  ”eğitimde kapsamayı ve kaliteyi artırmalı, okullarda sağlık eğitimine daha fazla yer vermeli, eğitimle istihdam arasındaki bağlantıları güçlendirmelidir” diye konuştu.

Bölgede sesleri en az duyulan çocukları ise engeli olanlar, etnik ve dilsel azınlıklardan çocuklar, en yoksul ailelerde yaşayanlar, göçmen ailelerin çocukları ve çalışan çocuklar oluşturuyor.

Anna Maria Duminica katlandığı katı ayrımcılığı ve istismarı dile getirdi. Sınavlarda yüksek notlar almasına rağmen öğretmeni onu engeli olan çocuklara ayrılmış, kalitesi düşük bir okula transfer etmişti.

Duminica “Roman bir öğrenciyim, engelliyim ve ilerde sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunacak bir kişiyim. Eğer gençler eğitim düşlerini gerçekleştiremezse hepimiz büyük bir bedel ödeyeceğiz” dedi.

Çocuklar okula gittiklerinde bile çoğu iyi öğrenememekte, topluluklarında ve iş piyasasında iyi bir yer sağlayacak becerileri edinememektedir. Bölgede 15 yaşından küçük çocukların yaklaşık yarısı okuma, fen ve matematikte temel standartları tutturamamaktadır. Daha milyonlarca ergen de liseyi bitirmeden okullarını terk etmektedir.

UNICEF Genel Direktör Yardımcısı Yoka Brandt şunları söyledi: “Hemen harekete geçme ve büyük düşünme konusunda anlaşmaya vardık. Ayrıca, ulaşılması en güç kesim olarak toplumdaki son yüzde 5’e odaklanma konusunda da mutabakata vardık. Bu da kalıcı ve güçlü ortaklıkları, ana babalar, gençler ve öğretmenler dâhil olmak üzere geniş kesimlerin katılımını gerektirmektedir.”

Konferansa katılanlar ayrıca çağrının dört temel ayağının oluşturulmasına yönelik stratejileri de tartıştılar. Dile getirilen 31 tavsiye arasından bazılarını şunlar oluşturdu: Her çocuk için bir yıllık okul öncesi eğitime yatırım yapılması; gençlerin ve ana babaların ortaklar olarak sürece dâhil edilmeleri; öğretmen kalitesini artıracak yatırımlar yapılması; dışlanmış çocuklarla ilgili daha gelişkin veriler sağlanması; ayrımcılığın azaltılması; ihtiyaçları fazla olan okullara daha fazla kaynak tahsis edilmesi ve daha kapsayıcı uygulamalara yönelmelerinde okullara destek verilmesi.

Eylem çağrısı daha uzun dönem için her çocuğun ortaöğretimi tamamlamasını ve yaşam boyu öğrenme fırsatlarından yararlanmasını öngörmektedir.

Ayrıntılı bilgi için www.education-equity.org adresini ziyaret edebilirsiniz.