Ban Ki-moon: Filistin halkının haklarını koruyacağımıza dair verdiğimiz sözü yerine getirelim

filistin2013-1024x585Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, uzun süredir varlığını sürdürdüğünü belirttiği ve Ortadoğu’da gerginliği ve ihtilafları besleyen açık bir yaraya benzettiği İsrail-Filistin ihtilafının bölgede yaşanan diğer bir çok ihtilaftan farklı özellikler taşıdığını belirtti.

Ban, 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında, İsrailli ve Filistinli liderlerin iki devletli çözümü dile getirmeye devam ettiklerini, ancak böyle bir siyasi perspektifi yeniden hayata döndürecek adımlar atmamaları halinde tek devletli çözümü güçlendirme riski ile karşı karşıya bulunduklarını söyledi.

Son bir kaç yıl içinde barış anlaşması için başlatılan iki müzakerenin başarısızlıkla sonuçlandığına, üç silahlı çatışma yaşandığına, büyük çoğunluğu Filistinliler olmak üzere binlerce kişinin hayatını kaybettiğine, küstah kışkırtmalara, terör saldırılarına, İsrail’den Gazze’ye binlerce roket atıldığına ve İsrail’in demokratik değerlerini ve toplumunun karakterini zedeleme riski taşıyan yasadışı İsrail yerleşim yerleri inşasına şahitlik edildiğini ifade eden Ban, “İsrail güçlerince yıkılan Filistinlilere ait evlerin sayısı bu yıl 2015’e oranla iki katı arttı. İki milyon Filistinlinin çökmekte olan altyapı ve ekonomi nedeniyle ciddi sıkıntı çektiği, onbinlerce insanin evlerinden edildiği ve hala çatışmalarda harab olan evlerinin yeniden inşasını beklediği Gazze’de insani acil durum varlığını sürdürüyor” dedi.

Tüm bu gelişmeler Filistinliler arasında artan kızgınlığa ve hayal kırıklığına, İsrailliler arasında ise kökden bir düş kırıklığına yol açtığını belirten Ban bu durumun her iki tarafta da radikalleri güçlendirdiğini, ılımlıları zayıflattığını söyledi.

Durumu daha da kötü yapan ise dünya liderlerinin dikkatinin başka bölgelerdeki krizler üzerinde yoğunlaşmaları nedeniyle uluslararası topluluk katında ortaya çıkan boşluk olduğunu ifade eden Genel Sekreteri, Batı Şeria’da Filistinlilerin yaşadığı bölünmüşlüğün ve iç çatışmaların Filistin birliğinin paralize olmasına ve demokrasi ve hukukun üstünlüğünü zayıflatacağına yönelik endişelerin yeni bir boyuta taşındığını belirtti.

Ban, İsrail işgalinin 50. yılının yaklaştığı ve iki devletli bir çözüme ulaşılmasının zorlaşma tehditi ile karşı karşıya bulunduğu bir dönemde uluslararası topluluğun güvenin yeniden inşası ve anlamlı müzakereler için gerekli koşulların oluşturulması taahhütüne sahip çıktığını açıkça ortaya koyması gerektiğini vurguladı.

Ban, “Başarılı müzakereler için gerekli koşulların yaratılabilmesi Ortadoğu Dörtlüsünün son raporunda ortaya kondu. BM ve Ortadoğu Dörtlüsündeki ortaklarımız Avrupa Birliiği, Rusya ve ABD rapordaki önerilerin hayata geçirilmesi için bölgedeki ülkeler dahil olmak üzere ana paydaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğini taahhüt ediyor”dedi.

Ban, “Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Gününde gelin Filistin halkının haklarını koruyacağımıza ve hem Filistinler hem de İsrailliler için barışçıl, adil, güvenli ve onurlu bir gelecek inşa etmek üzere çalışacağımıza dair verdiğimiz sözü yineleyelim” diyerek mesajına son verdi.