FAO, Entegre Arazi Kullanım Planlaması’nı Türkiye’de başlatıyor

Fotoğraf: FAO/Riccardo Venturi
Fotoğraf: FAO/Riccardo Venturi

Türkiye’deki tarım arazileri; arazi kullanımları arasındaki rekabetten etkilenerek gittikçe azalmaktadır. Farklı sosyoekonomik statüye sahip arazi kullanıcıları; gıda güvenliği, ekonomik büyüme, enerji tedariki, doğayı koruma gibi hedeflerine ulaşmak için devamlı rekabet halindedirler. Dolayısıyla mevcut arazi kaynakları ekim, otlatma alanı, ormanlık alanın yanı sıra endüstriyel ve kentsel kalkınma için olan talep bakımından yetersiz kalmaktadır.

Tüm bu farklı talepler arasındaki dengenin sağlanması ve tarımsal üretimin güvence altına alırken doğal yaşam alanlarının korunması  için entegre arazi kullanım planlaması (ILUP) Türkiye’de büyük bir ihtiyaç haline geldi.

Bugün, bu ihityacı karşılamak adına Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve T.C Tarım ve Orman Bakanlığı’ iş birliğiyle gerçekleşen ‘İklim Esnekliği ile Ekosistem Yönetimini Geliştirerek Gıda Güvenliğine Yönelik Entegre Arazi Kullanım Planlaması (ILUP)’ projesinin açılış toplantısı Ankara’da gerçekleşti.

Proje açılış etkinliğine Tarım ve Orman Bakanlığı ile uluslararası organizasyonların üst düzey yetkilileri, akademisyenler ve FAO uzmanları katıldı.

 

Açılış konuşmasında söz alan FAO Orta Asya Altı Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, toprağa, suya bitki örtüsüne ve diğer doğal kaynaklara ev sahipliği yapan arazinin, tarım ve kırsal kalkınma için öneminin altını çizerken sözlerine şöyle devam etti:

“İnsanlar gıda güvencesinden, barınmaya ve kültürel ihtiyaçlara kadar pek çok toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmek için arazilerden faydalanmışlardır. Ve bugün araziler; açlığa son verilmesi, suyun arıtılması, biyoçeşitliliğin korunması ve pek çok diğer konuyla ilgili Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmada bilhassa önem kazanmıştır.”

Toprağın gıda üretimi için olmazsa olmaz vurgulayan T.C. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise gelecek nesiller için toprağa iyi davranmamız gerektiğini ifade etti.

Gıda ihtiyacının yüzde 90’ını topraktan karşıladığımızı sözlerine ekleyen Pakdemirli, sözlerine şöyle devam etti:

“Artan dünya nüfusunun ve iklim değişikliği ve çölleşme ile tarıma elverişli araziler tehdit altında. 2050 yılında Türkiye nüfusu 100 milyon olacak ve kentleşme yüzde 86 artmış olacak. Tüm bunlar göz önüne alınarak gıdanın güvenliğini korumamız gerekiyor.” dedi.

FAO’nun Teknik İş Birliği programı kapsamında fonlanmakta olan proje ile ülke bütününde ihtiyaç duyulan arazi kullanım planlaması için bir rehber oluşturulması ve küçük ölçekli çiftçilerin kapasitelerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Etkinliğin çalıştay bölümünde ise FAO program sorumlusu Sheikh Ahaduzzaman, FAO’nun sürdürülebilir kalkınma için Türkiye’nin tarımsal arazi politikalarının güçlendirilmesindeki katkılarını paylaştı. Ayrıca, FAO arazi-kullanımı politikası uzmanı Hakkı Emrah Erdoğan arazi kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının öneminin altını çizdi ve konuyla ilgili FAO yaklaşımını anlatan bir sunum gerçekleştirdi.