FAO Uygulamalı Çiftçi Okulları’nın 30. Yıl Dönümünü Konya’da kutladı

©FAO
©FAO

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, (FAO) Sürdürülebilir Arazi Yönetimi ve İklim Dostu Tarım Projesi kapsamında Konya’da Uygulamalı Çiftçi Okullarının (UÇO) 30. Yıl dönümünü, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin, akademisyenlerin, yerel kurumların, STK’ların ve çiftçilerin yoğun katılımı ile kutladı.

Çiftçilerin, öğrenme ve çözüm bulma sürecine her zaman öncelik veren FAO 1980’lerde Uygulamalı Çiftçi Okulları’nı geliştirmiştir. Ayrıca, diğer Birleşmiş Milletler kurumları, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, resmî kurumlar, çiftçi örgütleri ve özel sektörden artan sayıda ortakla birlikte Uygulamalı Çiftçi Okulları’nı küresel olarak desteklemeye devam etmektedir.

FAO, 1980’lerin sonunda Güney Doğu Asya’da Uygulamalı Çiftçi Okulları’nın uygulanmasına öncülük etmiştir. Bu, bölgesel olarak uygulanan haşere idaresi programı kapsamında pirinçle başlamıştır. O günden itibaren, diğer mahsulleri, hayvancılık, balık ve tarımsal ormancılık sistemlerini kapsayacak şekilde geliştirilmiş ve genişletilmiştir. 2019 yılı itibariyle Uygulamalı Çiftçi Okulları programı, Dünya’da 90’dan fazla ülke tarafından kullanılmaktadır.

Bu çerçevede, gerçekleştirilen 30. Yıl dönümü kutlaması, FAO Orta Asya Bölge Alt Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu’nun açılış konuşması ile başladı. Viorel Gutu konuşmasında çiftçilerin hayatımızda gıda güvenliği açısından da çok büyük öneme sahip olduğunu; küresel ve ulusal kurumların güçlerini birleştirerek tarımsal üretimi desteklemek için çaba sarf etmeleri gerektiğini vurguladı. Konuşmasında; bu nedenlerden dolayı çiftçilerin kapasitelerinin güçlendirilmesinin FAO’nun en önemli görevlerinden biri olduğunun altını çizdi.

Etkinlik, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Daire Başkanı İsa Sertkaya’nın konuşması ile devam etti. Sayın Sertkaya, Uygulamalı Çiftçi Okulları teriminin çok doğru bir tanımlama olduğunu, tarımsal danışmanların ve çiftçilerin eğitiminin önemini, günümüz koşullarında uygulamalı eğitiminin etkisinin tartışılamayacağını vurguladı.

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcısı İlhan Aydın, 30 yıllık başarının bir süreç ve birikim gerektirdiğini ve bu uluslararası bu bilgi birikiminin sahada uygulanmasının önemine dikkat çekti. Saha çalışmalarının etkisine vurgu yaparak araştırma konularının sahadaki ihtiyaçlardan düzenlenmesi gerektiğini ayrıca iletti.

Konuşmalar, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Metin Türker’in konuşması ile devam etti. Sayın Türker, topraklarımızın amaç dışı kullanılırken aynı zamanda arazi bozulumu tehdidi ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

“Arazi bozulumunun nedenlerine bakıldığında; iki ana neden öne çıkmaktadır. Birincisi, insan kaynaklı arazi bozulumu, ikincisi ise iklim değişikliği kaynaklıdır. Türkiye toprakları değerlendirildiğinde ortalama %60 oranında değişik şiddette erozyona rastlanmaktadır. Kaynaklarımızın kısıtlı olması nedeniyle, sürdürülebilir bir üretim modeli hayata geçirilmesi gerekmektedir. Uygulamalı Çiftçi Okulları programı bu amacı en iyi şekilde destekleyen modellerden biridir.” dedi.

Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Özlem Yavuz konuşmasında çölleşmenin bir arazi bozulumu olduğunu, çölleşme ile mücadelede çok taraflı olarak mücadele edilmesi gerektiğinin önemini belirtti.

“Bu mücadelenin en önemli ayağının ayrıca çiftçilerdir. Arazi bozulumu daha çok tarım alanlarında oluştuğu için, çiftçiler bilinçlendirilmelidir. Bu çerçevede, çiftçilerin eğitimlerine katkı sağlayan Uygulamalı Çiftçi Okulları programı sadece Konya bölgesinde değil, tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması gereken bir programdır.” dedi.