ILO-IOE araştırmasına göre küresel iş modelleri köklü değişimle karşı karşıya

IOE-ILO-Joint-Report

Yeni bir araştırmanın bulgularına göre, dünya genelinde işletmelerin işleyiş biçimlerini etkileyen büyük değişimler karşısında inovasyon ve esnekliğe ihtiyaç var.

Araştırmaya göre, küresel iş modelleri hızla ve kökten değişiyor; politika belirleyiciler, işletmeler ve işveren örgütlerinin yenilik yapmaları, uyum sağlamaları ve daha esnek olmalarını gerekli kılıyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) İşveren Faaliyetleri Bürosu (ACT/EMP) ile Uluslararası İşverenler Teşkilatı (IOE) tarafından yapılan araştırmaya göre, beceri açığı büyük bir sorun teşkil ediyor; bu bağlamda, şirketlerin üst düzey yöneticilerinin %78’i okulların gelecekteki işveren gereksinimlerini karşılayamadığını söylüyor.

Daha genel olarak rapor, işletmelerin büyüklük, sektör veya konumlarından bağımsız olarak küresel işletme modellerini kökten değiştiren beş trend ortaya koyuyor: Teknolojik inovasyon, küresel ekonomik bütünleşme, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik, nüfus ve nesil değişimleri ve dünya genelinde nitelikli işgücü eksikliği.

İşverenler ve İş Örgütleri için Değişen İş ve Fırsatlar başlıklı rapor, işletmelerin bu zorlukları kendi başlarına aşamayacaklarını ve İşveren ve İş Örgütleri (İİÖ’ler) yoluyla kolektif çözümler geliştirmeleri gerektiğini vurguluyor.

“Teknolojik inovasyon açık arayla en etkili trend durumunda, ve şirketlerin ürün ve hizmetlere değer katma biçimlerini temelden değiştiriyor” diyor ACT/EMP Direktörü Deborah France-Massin. “Aynı zamanda, teknolojinin nüfuz edişi arttıkça, yaratıcılık, problem çözme, iletişim ve işbirliği gibi “insan” becerilerine talep de artıyor.”

IOE Genel Sekreteri Roberto Suarez Santos ise şunu söylüyor: “Rapor, bağlantısallığı ve dijitalizasyonu benimseyen şirketler ile iş ve işveren örgütlerinin bu rekabet ortamında kazananlar olacağını teyit ediyor.”

Araştırma sonuçları:

  • Cevaplayıcıların %56’sı, işletmeler üzerinde en büyük etkiye sahip küresel trendin teknolojik inovasyon olduğunu söylüyor.
  • Araştırmaya katılan işletmelerin %76’sı, teknolojik inovasyonun yeni pazarlara erişim sağladığını söylüyor.
  • Küresel ekonomik entegrasyon, dünya genelinde kurumsal yönetişim, vergi/düzenleyici ve iş ortamlarının uyumlaşmasını artırıyor; bu da şirketler üzerinde büyük etki yaratıyor. İşletmelerin %40’ı, bunun kendileri üzerinde büyük etkiye sahip olduğunu söylüyor.
  • Üst düzey yöneticilerin %37’si, küresel ekonomik ve siyasi belirsizliğe artan miktarda maruz kalışı, büyük trendlerden biri olarak görüyor.
  • Avrupa’daki şirketlerin %62’si, Asya’dakilerin %58’i, çalışma çağındaki nüfusun azalmasının, kendi işleri üzerinde büyük etkiye sahip olacağını belirtiyor.
  • Latin Amerika ve Karayipler’deki işletmelerin %45’i, Afrika’dakilerin %39’u, büyük genç nüfusun onlar için önemli etkisi olduğunu söylüyor.
  • İşletmelerin %51’i politika belirleyicilerin artan oranda çevre hedeflerine uyum talep ettiklerini belirtiyor.
  • Yüksek gelirli ülkelerdeki şirketlerin %40’ı ve üst-orta gelirli ülkelerdeki şirketlerin %45’i, kendi işgüçlerinin ve tüketicilerinin daha sürdürülebilir çalışma ortamı ve kurumsal değerler talep ettiklerini söylüyor.
  • Üst düzey yöneticilerin %78’i okul ve öğretim müfredatının ekonominin ihtiyaçlarına uyacak şekilde güncellenmesinin, onların ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışanları sağlayacağını belirtiyor. Bu görüş özellikle yükselen piyasalarda oldukça güçlü; Latin Amerika’da %79 oranında, Afrika’da ise %86.
  • KOBİ’ler beceri gündemindeki değişimin en aktif destekleyicileri durumunda; küçük işletmelerin %84’ü, eğitim sistemlerinin beceri ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde güncellenmesini istiyor.

Yaklaşan bu değişimde işveren ve iş örgütlerinin oynayacağı rol, raporda yer alan çalışma yaşamının geleceği tartışmalarında temel unsurlardan biridir.

Araştırma, yüzlerce şirket üst düzey yöneticisi ile yapılan anket, geniş kapsamlı araştırma ve İİÖ’ler ile danışmaya dayanıyor.