IOM Türkiye Ofisi İlk Kamu Bilgilendirme Zirvesi’nde Birliği Teşvik Ediyor ve Yabancı Düşmanlığının Önüne Geçmeye Çalışıyor

IOM-4Suriye krizinde sekizinci yılın sonlarına yaklaşırken, Türkiye bir geçiş ülkesi ve hedef ülke olmaya devam ediyor ve sınırları dâhilinde üç buçuk milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Suriyeli nüfusun büyük bir çoğunluğu Türkiye’nin güneydoğusunda yaşıyor. BM Göç Kuruluşu – IOM, Suriyelileri ve ev sahibi toplulukları bir araya getirmek için bu bölgede çalışmalar yürütüyor.

Gaziantep’te 24 Kasım’da ilki gerçekleşen IOM Türkiye Kamu Bilgilendirme Zirvesi’nde 40 IOM personeli bir araya gelerek güçlü iletişim, görünürlük ve hikâye anlatımının, iki grubun birbirini daha çok kabullenmesinde ve birbirine entegre olmasında nasıl kilit bir rol oynayabileceğini öğrendi.

Zirve kapsamında ulusal ofisler, bölge ofisleri ve merkez ofisten dokuz IOM Kamu Bilgilendirme personeli çalıştaylar düzenledi. 31 IOM proje yöneticisi ve kıdemli yöneticinin katıldığı çalıştaylarda IOM’nin başlıca mesajları ve markalaşma, sosyal medya ile topluma erişim, hikâye anlatımı ve yazarlığın temelleri ile IOM Toplumsal Müdahale Uygulaması konuları ele alındı.

Katılımcılar, IOM personelinin, göç konusunda göçmenlerin katkılarını ön plana çıkaracak ve doğru bilinen yanlışları çürütecek şekilde haber yapılmasında medyanın gücünden nasıl daha fazla faydalanabileceğini tartıştı.

Türkiye’deki ve dünyadaki medyanın durumu hakkında sunum yapan IOM Türkiye Multimedya Uzmanı Emrah Özesen, “Medyada yabancı düşmanlığı mesajlarının ve göç ile ilgili hatalı bilgilerin halka nasıl sunulduğuna dair pek çok örnek görüyoruz. Bunun yerine göç ile ilgili olumlu hikâyeleri anlatırsak, göçmenler ve ev sahibi topluluklar arasındaki gerginliği bir ölçüde hafifletebiliriz,” dedi.

Dünyadaki en büyük IOM misyonlarından biri olan IOM Türkiye, bu yıl içinde şimdiye dek 12 ilde hem göçmen hem de ev sahibi topluluklar arasından 150.189 kişiye geçim kaynakları desteği eğitimleri, topluma erişim, psikososyal destek, eğitim ve sağlık hizmetleri yoluyla hizmet sundu.

IOM Türkiye Kamu Bilgilendirme Sorumlusu Lanna Walsh, “Entegrasyonu desteklemek için anlatımdaki üslubu değiştirmemiz ve göçmenlerin onurlu ve insancıl hikâyelerini paylaşarak kamudaki göç algısını etkilememiz gerekiyor,” dedi.

Katılımcılar, krizden etkilenen toplumları onurlu bir şekilde yansıtan iletişim kampanyalarından ve yabancı düşmanlığıyla mücadele eden girişimlerden örnekler paylaştı. Bu örnekler arasında Birleşmiş Milletler’in yönettiği TOGETHER kampanyası ve IOM Türkiye tarafından üretilen multimedya içeriği de yer alıyor.

Bölgesel Medya ve İletişim Kıdemli Sorumlusu Joe Lowry, IOM Türkiye’nin mesajlarının IOM önceliklerini nasıl güçlendirdiğini anlattığı bir sunum yaptı. Lowry sunumunda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 19 Aralık tarihinde kabul ettiği Küresel Göç Mutabakatı (GCM) konusuna da değindi.

Lowry, Küresel Göç Mutabakatı’nın göçmenlere doğru bilginin zamanında ulaştırılması, göç algısını şekillendirmek için kanıt temelli söylemlerin desteklenmesi, uluslararası iş birliği ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesi gibi hedeflerinin vurgulanmasında iletişimin ne kadar önemli bir rolü olduğunun altını çizdi.

Lowry, “GCM, IOM’nin bölge ve ülke ofislerinde en iyi şekilde uygulanacak. Göçmenlere yakın durarak ve karşılaştıkları sorunlara çözümler sunarak taahhüdümüze sadık kalacağız. IOM personeli olarak yalnızca bu çözümleri uygulamaya geçirmekle kalmamalıyız, aynı zamanda pek çok başarı hikâyesi ve çalışmalarımızın olumlu etkilerini de paylaşmalıyız,” açıklamasında bulunan IOM’nin yeni Genel Direktörü António Vitorino’nun mesajını ve vizyonunu bir kez daha vurguladı.

IOM Türkiye, önümüzdeki aylarda Ankara ve İstanbul’da personeli için iki Kamu Bilgilendirme Zirvesi daha düzenlemeyi planlıyor.