IOM: Türkiye’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

 

IOM_Children'sDay

Komedi topluluğu; 23 Nisan’da Suriyeli mülteci gençlere neşe ve kahkaha dolu anlar yaşattı.

İzmir, Türkiye— Türkiye’de ulusal bir bayram olan 23 Nisan Çocuk Bayramı ülke çapında kutlandı. Resmî adıyla “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nın kutlandığı 23 Nisan, 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı tarihtir.

IOM Türkiye bu günü; Hatay, Şanlıurfa, Gaziantep ve İzmir illerinde düzenlenen bir dizi özel etkinlikle kutladı. IOM Mobil Psikososyal Destek ekipleri; Türk ve Suriyeli mülteci çocukları ve aileleri bir araya getirmek amacıyla, yerel partnerlerle birlikte çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz Eylül ayında, mülteci yerleşimlerinde çalışmaya başlayan, yeni mobil ekibimizle beraber bu özel günü İzmir’de geçirdim. İzmir; 143.000 kayıtlı Suriyeli mülteci de dâhil olmak üzere 4,3 milyon nüfusuyla Türkiye’nin üçüncü büyük şehri. Duvara Karşı Tiyatro Topluluğu ile ekibimiz kiralık bir otobüse binerek İzmir’e doğru yola çıktı. Duvara Karşı Tiyatro Topluluğu; iki palyaço, bir pandomim sanatçısı, bir cadı ve tahta bacaktan oluşuyor.

Tiyatro topluluğunun kurucusu Vedat Kuşku; sanatı ve komediyi Türkiye’deki sokaklara taşımak amacıyla, 26 yıl önce bu grubu oluşturmuş. Yarı Roman ve yarı Ermeni olan Vedat Kuşku, müziğin ve tiyatronun çocukluğunda önemli bir rol oynadığını söylüyor. İzmir’de küçük bir tiyatro okulu işleten Kuşku’ya birçok öğrencisi de ücretsiz halk gösterilerinde eşlik ediyor. Topluluğun “herkes için komedi” hedefini açıklarken “İnsanlar ya da ülkeler arasındaki sınırlara inanmıyorum” diyor Kuşku. Türkiye’nin güneydoğusundaki mülteci kamplarında da gösteriler yapan topluluk, kısa bir süre önce Uluslararası Çalışma Örgütü (IOM) ile birlikte, İzmir’in Torbalı ilçesindeki mülteci yerleşimlerinde aktiviteler yapmaya başladı.

İzmir’in batısında bulunan ve sanayileşmiş bir ilçe olan Torbalı’da organize sanayi bölgesi de yer alıyor. Türkiye’nin en verimli alanlarından birinde bulunan ilçenin temel ürünlerini; tütün, pamuk ve gıda ürünleri oluşturuyor. Geçtiğimiz yıllarda ilçede mermer, makine, tekstil ve mobilya imalatı sektörleri de gelişme kaydetti. 2015 yılında, Torbalı, 774 milyon ABD Doları tutarında ihracat yaptı.

İlçedeki tarlalarda ve fabrikalarda çalışan 15.000 bini aşkın Suriyeli, Torbalı’nın ekonomik başarısına katkıda bulunuyor. Savaştan kaçan birçok Suriyeli; İzmir’e gelmeden önce, güneydoğuda, Hatay gibi ilçelerde yaşamış. Bölgedeki işler genellikle “mevsimlik iş” niteliğinde olduğundan, iş bulma ümidiyle Torbalı’ya gelen mülteciler çoğu zaman aylarca işsiz kalıyor. Suriyelilerin çoğu; ilçenin çeşitli yerlerine yayılmış olan, yaklaşık 24 çadır yerleşiminde, su tesisatları ya da musluk suyu olmadan yaşıyor. Daha şanslı olanlar, ortak elektrik bağlantısı sağlanan ve çadır başına bir lamba düşen yerleşim yerlerinde ikamet ediyor.

IOM’in mobil ekibi; geçtiğimiz sonbaharda, Torbalı ve Bornova ilçelerindeki halk merkezlerinde ve çadır yerleşimlerinde çalışmalar yapmaya başladı. Ailelerin temel hizmetlere erişmesine yardım etmek ve günlük hayatlarını iyileştirmek için çeşitli etkinlikler düzenlendi. Ekipte bulunan sosyal çalışmacı ve psikolog, mülteci ailelerin ev sahibi toplulukla bağlarını güçlendirebilecek ve onlara yaşadıkları zorlukları bir süre için unutturabilecek aktivite türlerine karar verilmesinde yardım ediyor. Bu aktiviteler; mültecilerle ilgili yasal konularda farkındalık arttırıcı oturumlardan, zorbalıkla mücadele faaliyetlerine, tiyatro gösterisine, çocuk yogasına ve yemek pişirme derslerine kadar çeşitlilik gösteriyor.  Ekip; mülteci aileleri bilgilendiriyor, temel sorunları ortaya koyuyor ve mülteci ailelerin Türkiye’ye entegre olmasına genel anlamda yardım ediyor.

Üç çadır yerleşiminde gösteri yapmak üzere tiyatro topluluğuyla birlikte yola çıktık. Ziyaret ettiğimiz İlk çadır yerleşimi, bir mobilya fabrikası olan Alfemo’nun yanındaydı. Yerleşime vardığımızda, Mobil Psikososyal Destek ekibimiz, mevcut topluluğun neredeyse yarısının birkaç gün önce ayrıldığını öğrenince şaşırdı. Tarım işleri mevsimsel bir nitelik gösterdiğinden, ailelerin çoğu, bu yerleşimlerde sadece birkaç ay kalıyor ve daha sonra başka bir yerde iş aramak için oradan ayrılıyor. IOM ekibinin sosyal çalışmacısı Ali Rıdvanoğulları, sadece birkaç gün öncesine kadar orada bulunan yaklaşık 15 çadırın zeminde bıraktığı izleri gösterdi.

Khalil Al Gayak, Suriye’nin kuzeyindeki Deyrizor ilinden gelen bir elektrikçi ve beş yıldır Türkiye’de yaşıyor. Ailesiyle birlikte İzmir’e göç etmeden önce, Adana’da üç yıl kalmış. Dört çadırı olan Khalil, beş çocuğu ve 12 torunu ile birlikte, yerleşim yerinde hatrı sayılır bir alanda yaşıyor.

Khalil, pandomim gösterisiyle eğlenen torunlarını izledi. Palyaço (Vedat) sözcükler yerine, çocukların hep bir ağızdan tekrar edebilecekleri sesleri kullanarak onlarla iletişim kurdu. Vedat, çocukların çoğunun; yaşının küçük olması, uzakta olan okullara gidememesi veya çalışması için okula gönderilmemesinden dolayı Türkçe bilmediğinin farkındaydı.

Ziyaret ettiğimiz ikinci yerleşim yeri, daha canlıydı ve burada yaşayan çocuk sayısı, ziyaret ettiğimiz ilk yerleşimdeki çocuk sayısından iki kat daha fazlaydı. Etrafta genelde kadınlar, çocuklar ve muhtemelen o gün iş bulduklarından az sayıda erkek vardı. “Aracılar, tarlalarda iş olduğunda onları çalışmaya çağırıyor. Mülteciler, bazen günlük bazen de haftalık yevmiye ile çalışıyorlar. Günlük yevmiye 60 Türk Lirası ($10 ABD Doları). Çadır alanının aylık kirası ise 150 Lira ($25 ABD Doları)” diyor sosyal çalışmacı Ali. Bu bilgileri, ekibin ailelerle gerçekleştirdiği odak grup tartışmalarının birinde edinmiş.

Sadece erkekler değil, kadınlar da tarlalarda çalışıyor. Son ziyaret ettiğimiz yerleşim yerinde tanıştığımız genç kadın, Ratse; fasulye ve domates tarlalarında çalışırken, üç yaşındaki kızını da yanına götürdüğünü söylüyor. Ratse de ailesi ile birlikte Suriye’nin Deyrizor şehrinden gelmiş ve üç yıldır burada yaşıyor. “Suriye’deki savaşın sona ermesini, evimize dönüp ailemizin geri kalanıyla birlikte olmayı ümit ediyoruz.  Türkiye’de çok sıkı çalışıyorum, bu yüzden bir molaya ihtiyacım var,” diyor Ratse, tiyatro grubunun çocuklara dağıttığı oyuncak ile yanına gelen kızını kucağına alırken.

Ratse; Suriye’deki savaş sona ermediği sürece, ailesi ve diğer mültecilerin hayatlarının, dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan Türkiye’de; devlet kurumları, BM kuruluşları ve insani yardım grupları aracılığıyla sunulan hizmetlere bağlı olarak devam edeceğinin farkında. Ratse’nin kızı gibi, Torbalı’daki çadır yerleşimlerinde yaşayan yüzlerce çocuk da okula gitmek için yardıma ihtiyaç duyuyor. Bu çocukların eğitiminin önünde birçok engel var. Aileleri onları destekleyebilecek kadar para kazanmıyor, ulaşım bir engel oluşturuyor, yetersiz beslenme sağlıklarını etkiliyor. Çocuk işçiliği, çocuk yaşta evlilik ve zorla evlilik de temel sorunlar arasında yer alıyor.

Üçüncü yerleşim yerine yaptığımız ziyaretten sonra, gösterimize son verdik, çocuklara ve ailelere veda ettik. Yola çıkmadan önce palyaço ve cadı, çocuklara sıkı sıkı sarıldı. Bugün yaptığımız ziyaret, çocukların gününe renk kattı-muhtemelen hayatlarındaki en heyecanlı ve unutulmaz anlardan biri olarak zihinlerinde kalacak.

IOM’in mobil ekipleri; İsviçre Kalkınma ve İşbirliği Ajansı ve Amerika Birleşik Devletleri Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosu tarafından desteklenmektedir.