Kapsayıcı eğitimle engeli olan çocuklar için eşit olanaklar sağlanıyor

kapsayici-unicefEngeli olan ya da olmayan tüm çocuklara gerek sınıflarında gerekse toplum içinde birlikte büyüme, gelişme ve eğitim-öğretim olanağı sağlamaya yönelik stratejik bir girişim olan Projenin bugün düzenlenen açılış töreni 200’ü aşkın kişiyi bir araya getirdi.

Proje, önümüzdeki üç yıl boyunca erken çocukluk eğitimine katılan engeli olan çocuk sayısını artırmayı hedeflemektedir. Proje kanıta dayalı verileri kullanarak kapsayıcı eğitim hakları, olanakları ve okul-aile işbirliğinin önemi konusunda ailelerin, çocuk bakımından sorumlu olanların, karar alıcıların ve toplum önderlerinin farkındalık düzeyini artırmayı amacını taşımaktadır. Proje ayrıca öğretmenleri, okul yöneticilerini ve diğer eğitim personelini kapsayıcı eğitim ortamlarını geliştirip yaygınlaştırma açısından gerekli temel bilgi ve becerilerle donatacaktır.

Her çocuk gibi engeli olan çocuklar da becerilerini geliştirip düşlerini gerçekleştirmek için kaliteli eğitime ihtiyaç duymaktadır. Aynı zamanda engeli olan çocukların topluma verebileceği pekçok katkı bulunmaktadır. Onlara erken yaşlarda kapsayıcı eğitim hizmetinin sunulması, potansiyellerinin ortaya çıkarılmasında kilit bir rol oynayacaktır.

Proje, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Türk Hükümeti eş finansmanı ile, Millî Eğitim Bakanlığı ve UNICEF’in işbirliğinde uygulanacaktır.

Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Muammer Yıldız konuşmasında “Kapsayıcı eğitimin uygulandığı okullarda değerlerin çeşitliliği ve her öğrencinin sınıfa getirdiği benzersiz katkılar vardır. Kapsayıcı eğitimin ilkelerinin benimsendiği bir eğitim ortamında, her çocuk kendisini güvende hisseder ve okula karşı aidiyet duygusu taşır. Bu vesileyle de tüm öğrencilerimiz ve ebeveynleri öğrenme hedeflerini belirlemeye ve onları etkileyen kararları almaya ve uygulama başlar. Bu da toplumumuzun refahında, medeniyetin gelişiminde önemli bir adımdır.” diye belirtti.”

UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle açılış konuşmasında: “Bu proje, kız-erkek,  engeli-engeli olmayan Türkiye’deki tüm çocukların eğitime erişmelerini artırmaya yönelik ortak kararlılığımızı yansıtmaktadır. Bunun gerçekleşmesi için, engeli olan çocukları görünmez kılan örtüleri kaldırmamız, okullarında ve çevrelerinde başarılı olup gelişmeleri için onlara mümkün olan tüm olanakları sunmamız gerekiyor. Çocuklarımızın eğitimine yatırım yaparak yalnızca onların değil kendi geleceğimize de yatırım yaptığımızı hepimiz hatırlamalıyız.” dedi. Duamelle konuşmasında sağladığı mali katkı için Avrupa Birliği’ne ve tüm çocukların erken çocukluk eğitimine erişimini artırmaya yönelik çabaları dolayısıyla da Türk Hükümetine teşekkür etti.”

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger açılış münasebetiyle şu açıklamayı yaptı: “Bu projeyi Türkiye’deki resmi makamlarla birlikte finanse etmekten memnuniyet duyuyoruz zira okul öncesi eğitim ve bakım hizmetlerine yapılan yatırımların, çocukların sosyal uyumları bakımından çok yüksek getirileri olmaktadır. Bu tür hizmetlerin toplumun dezavantajlı kesimlerine yayınlaştırılması, toplumlarımızın karşı karşıya bulunduğu sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri ortadan kaldırmamıza yardımcı olur. Eğitim, istihdam ve sosyal içerme politikaları, AB’nin Türkiye’ye sağladığı mali desteğin öncelikli alanları olmayı sürdürecektir.

Açılışın ardından gerçekleştirilecek iki günlük ulusal konferans, engellilik, erken çocukluk, özel ve kapsayıcı eğitim alanlarında önde gelen akademisyenler ve uzmanların görüş alışverişine dönük bir platform sunacaktır.

Geri plan
Proje Antalya, Bursa, Konya, İzmir, Gaziantep ve Samsun olmak üzere 6 pilot ilde 3 yıl süreyle uygulanacak. Bu illerin seçilmesinin nedeni, kaynaştırma eğitimi alan 3-7 yaşlarındaki öğrenci oranının bu illerde en yüksek düzeylerde olmasıdır. Kapsayıcı eğitim çatısı altında yer alan çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerini ilerletmeye yönelik projeye 90 okul katılacaktır.

Türkiye’de engeli olan çocukların erken çocukluk eğitimindeki sayısını arttırmayı amaçlayan Projenin, toplum genelinde olumlu tutum değişikliği için de katalizör işlevi görmesi beklenmektedir.