Mülteci krizlerine daha etkili ve daha adil bir müdahale için devletler arasında tarihi anlaşma

Switzerland. High Commissioner Filippo Grandi at a press conferanceBM Genel Kurulu, zorla yerinden edilen kişilere ve ev sahipliği yapan topluluklara daha fazla yardım sağlanmasına ilişkin tarihi nitelikteki küresel mutabakatı onayladı.

BM Genel Kurulu’na üye ülkeler, bugün aldıkları tarihi kararla Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat olarak da bilinen yeni uluslararası çerçeveye imza attı. Bu mutabakatla tüm dünyanın kitlesel yerinden edinme olaylarına ve mülteci krizlerine müdahale şeklini değiştirmesi ve bu sayede hem mültecilere hem de ev sahibi topluluklara faydalar sağlanması amaçlanıyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi mutabakatın kabulü üzerine, “Hiçbir ülke kitlesel mülteci akınlarına karşı yalnız bırakılmamalıdır. Mülteci krizlerinde tüm dünyanın sorumluluğu paylaşması elzemdir, Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat da g günümüzün birlikten yoksun dünyasında nasıl işbirliği yapabileceğimizin en somut örneklerinden birisi” dedi.

Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat, BM Genel Kurulu’nun bu yılki oturumunda kabul edildi. Mültecilerle ilgili mevcut uluslararası hukuk sistemine, özellikle de 1951 Mülteci Sözleşmesi, insan hakları ve insancıl hukuka dayanan bu mutabakat, bağlayıcılığı olmayan ancak ülkeler arasındaki işbirliğini geliştirmeye yarayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

UNHCR’nin üye devletler, uluslararası kuruluşlar, mülteciler, sivil toplum, özel sektör ve uzmanlarla iki yılı aşkın bir süredir devam eden uzun istişareleri sonucunda ortaya çıkan bu yeni küresel mutabakat, mülteci nüfusunun yoğun olduğu ülkelere daha güçlü bir destek verilmesini sağlayacak. Çatışmalar veya zulüm sebebiyle ülkesinden kaçmak zorunda kalan kişilere yardım eli uzatılırken sorumluluğun devletlerce daha güçlü ve daha eşit bir şekilde paylaşılması da mutabakatın hedefleri arasında yer alıyor.

Grandi sözlerine şöyle devam etti: “Bu mutabakat, sorumluluğun paylaşılması fikrini somut ve pratik bir zemine oturtuyor. Bu sayede mültecilerin siyasi oyunlara alet edilmesinin de önüne geçilmiş olacak. Geç kalınmış da olsa, büyük bir mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülkelerin bütün insanlığa verdikleri katkılar sonunda takdir görecek ve diğer ülkelere de sorumluluğu paylaşmaları için yeni yollar sunulacaktır.”

Küresel mutabakat, yerinden edilen insan sayısının korkunç bir boyuta ulaştığı ve acil bir müdahaleye ihtiyaç duyulan bir zamanda kabul edildi. Tüm dünyada zorla yerinden edilmiş durumdaki insan sayısı 68,5 milyonun üzerinde. Bu 68,5 milyon insanın yaklaşık 25,4 milyonunu ise evlerinden kaçarak başka bir ülkede mülteci konumunda bulunanlar oluşturuyor.

Dünya genelinde her 10 mülteciden 9’u gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Bu ülkelerde sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerde zaten büyük sıkıntılar yaşanıyor. Küresel mutabakat sayesinde hem devletlerden hem de özel sektörden gelecek ilave yatırımlarla bu sorunun çözülmesi hedefleniyor. Sağlanacak fonlarla altyapılar güçlendirilecek ve hem mülteciler hem de ev sahibi topluluklar yararına hizmetler verilecek. Ayrıca mültecilerin eğitime erişim sağlaması ve vatanlarından uzakta kaldıkları dönemi verimli ve üretken bir şekilde geçirmelerini sağlayacak politikalar ve tedbirler alınması da mutabakatın hedefleri arasında bulunuyor. Bu çerçevede mülteci topluluklarına ev sahipliği yapmanın getirdiği çevresel sorunlara çözümler üretilirken alternatif enerji kaynaklarına geçilmesi de desteklenecek.

Bu tarihi anlaşmada ailenin yeniden birleştirilmesi, öğrenci bursları ve insani vize gibi üçüncü ülkeye yerleştirme fırsatlarının da artması ve mültecilerin daha güvenli bir şekilde yolculuk yapabilmesi öngörülüyor. Çoğu mülteci krizinde ve durumunda mültecilerin emniyetli ve insan onuruna yakışır koşullarda gönüllü olarak geri dönmesinin tercih edilen çözüm yöntemi olduğu da mutabakatta vurgulanıyor.

Bu mutabakat çerçevesinde takip sistemleri oluşturularak ülkelerin kaydettikleri gelişmelerin izlenmesi de mümkün olacak. Örneğin, her dört yılda bir yapılacak Küresel Mülteci Forumu’nda devletlerin finansman, politika, hukuki düzenlemeler, yerleştirme kotaları gibi farklı kriterlere göre durum raporu verip taahhütlerde bulunmaları sağlanacak.

BM Genel Kurulu’nun Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat’ı kabulünden birkaç gün önce, Marakeş’te yapılan hükümetler arası konferansta da Güvenli, Düzenli ve Kurallı Göç İçin Küresel Mutabakat kabul edilmiş, daha sonra da BM Genel Kurulu’nda onaylanmıştı.