Mülteciler Yüksek Komiseri Suriye Ziyaretinde İnsani İhtiyaçları Değerlendirdi

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Suriye’nin yıkıntılar içindeki Soran beldesine geri dönen küçük bir çocukla konuşuyor. © UNHCR/Andrew McConnell
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Suriye’nin yıkıntılar içindeki Soran beldesine geri dönen küçük bir çocukla konuşuyor. © UNHCR/Andrew McConnell

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Suriye’ye yaptığı dördüncü ziyarette buradaki nüfusun içinde bulunduğu ciddi düzeydeki insani ihtiyaçları değerlendirdi. Savaşın sekizinci yılında, milyonlarca insanın yerinden edilmesiyle içinden çıkılması oldukça güç bir hâl alan insani kriz hâlâ devam ediyor.

Şiddet ve yıkımla geçen yıllar, neredeyse her iki Suriyeliden birinin evini terk etmesine neden oldu. Bu nedenle, bölgede mülteci olarak bulunan Suriyeli sayısı 5,6 milyonu aşmışken, milyonlarca kişi de ülkesi içinde yerinden edilmiş durumda. Tahminler, 2018 yılında ülkesi içinde yerinden edilen 1,4 milyonu aşkın Suriyelinin evine döndüğünü gösteriyor. Bazı Suriyeliler ise, komşu ülkelerden ülke içinde kendilerini güvende hissettikleri bölgelere geri dönüyorlar.

Grandi, UNHCR’nin hem Suriye’de hem de dünya genelinde yerinden edilen kişilere yardım etme politikasına bir kez daha vurguda bulundu. Aynı zamanda, evlerine geri dönen ve kendi toplumları arasına yeniden katılan Suriyelilerin insani desteğe ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Yüksek Komiser, dün ciddi derecede hasar görmüş evlerine gönüllü dönüş yapan çok sayıda ülke içinde yerinde edilmiş kişinin ve bazı mültecilerin yaşadığı Hama kentine bağlı Soran beldesinde geri dönen kişilerle bir araya geldi. Geri dönen kişiler, Yüksek Komiser’e içinde yaşadıkları topluluklarda hayatlarına devam etmeye çalışırken; zarar veya hasar görmüş binalar ve altyapı, ekonomik fırsatların yeterli olmaması ve yetersiz hizmetler gibi sorunlarla karşılaştıklarından bahsettiler.

Yüksek Komiser, Şam’da hasar görmüş ve terk edilmiş binalarda zor koşullar altında yaşayan ülke içinde yerinden edilmiş aileleri de ziyaret etti. Terk ettikleri evlerinin yalnızca birkaç kilometre ötesinde yaşayan bu insanlar, güvenlik, altyapının zayıflığı ve tamirat masraflarını karşılayamayacak durumda olmaları gibi endişeleri dile getirerek evlerine geri dönme konusundaki isteksizliklerini belirttiler.

Yüksek Komiser, üst düzey hükümet yetkilileriyle yaptığı toplantılarda UNHCR’nin bu kişilere erişiminin onların ihtiyaçlarını değerlendirmek ve içinde yaşadıkları topluluklara yeniden entegre olmalarına yardım etmek açısından elzem olduğuna dikkat çekti. UNHCR’nin söz konusu erişimi sağladığı yerlerde, ortaklık kurduğu diğer BM kuruluşları ve STK’larla birlikte evleri eski hâline getirmek, okulları tamir ettirmek, sağlık hizmeti sunulan noktaları ve fırınları yeniden inşa etmek ve belgelere erişim sağlamak üzere çalışmalar yürüttüğünün altını çizdi. UNHCR’nin çalışmaları arasında; geri dönen kişilerin belgelerini yeniden talep etmelerine yardım etmek, refakatsiz ve ailesinden ayrı düşmüş çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak ve özellikle hassas durumda olan bireylere danışmanlık hizmetleri ve özel destek sunmak bulunuyor.

Yüksek Komiser, hükümete yasal ve idari nitelikteki engellerin ortadan kaldırılmasının önemini de bir kez daha belirtti.

Grandi, aynı zamanda, Suriye’nin kuzeydoğusunda IŞİD tarafından kontrol edilen bölgelerde tutsak kalan sivillerle ilgili ve Aralık ayından beri Al Hol mülteci kampına sığınmış olan 50.000’in üzerinde kişinin içinde bulunduğu durumdan duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Rukban kampındaki insanların içinde yaşadıkları umutsuz koşullara ilişkin de endişeli olduğunu belirterek bu duruma bir çözüm bulunması çağrısında bulundu.

Mültecileri ziyaret etmek ve hükümetle görüşmeler yapmak üzere Lübnan’a seyahat edecek olan Grandi, şu ana kadar gerçekleşen mülteci geri dönüşlerinin büyük Suriyeli mülteci nüfusunun yalnızca çok küçük bir kısmını oluşturduğuna dikkat çekti. Yüksek Komiser, komşu ülkelerde yaşayıp hâlen koruma ve yardıma ihtiyaç duyan milyonlarca Suriyeli mülteciye ve söz konusu milyonlarca kişiyi geçtiğimiz sekiz yıldır topraklarında ağırlayan ev sahibi topluluklara ve hükümetlere sonuna kadar destek verilmesi için uluslararası topluma çağrıda bulundu.