Suriye krizine yanıt olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi (TDP) resmi açılış toplantısı Ankara CerModern’de gerçekleşti

trp-fotoBirleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) Avrupa Birliği’nin (AB) desteği ile yürüttüğü Suriye Krizine Yanıt olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi (TDP) resmi açılış töreni, 9 Kasım’da Ankara Cer Modern’de üst düzey bir etkinlikle gerçekleşti.  50 milyon avro bütçeli ve iki yıl devam edecek olan proje, Türkiye’de 11 ilde istihdam yaratılmasına katkı sağlanması, yerel yönetimlerin kapasitelerinin ve belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi ile Suriyelilere yönelik Türkçe dil eğitimine odaklanıyor.

Çeşitli Birleşmiş Milletler (BM) ajansları, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Kamu kesimi, projenin uygulayıcı ortakları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, insani yardım ve kalkınma alanında faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medya temsilcilerinden oluşan 190’ın üzerindeki katılımcı ile gerçekleşen törenin ana teması “Beraber Yardım Etmek, Umutları Yükseltmek” oldu. Suriyeli Mülteciler, ev sahibi topluluklar, kurumlar ve bireyler için sürdürülebilir bir gelecek…

UNDP’nin sürdürülebilir kalkınma konusundaki 50 yılı aşkın uzmanlığını, AB’nin finansal desteği ile bir araya getiren proje, halen, dünyada en çok mülteci nüfusu barındıran ülke olan Türkiye’nin yükünü paylaşmayı hedefliyor. Proje kapsamında, Türkiye’nin 11 ilinde düzenlenecek olan faaliyetler, hem Suriyelilere hem de ev sahibi topluluklara hitap ederken, krizin etkilerini atlatmayı ve bireyler, topluluklar ve kurumlar için sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor.

Dayanıklılık merkezli, yerel ve sürdürülebilir kalkınma perspektifini odağına alan proje, Suriye krizi nedeniyle ortaya çıkan sorunlara uzun vadeli, kapsamlı ve yapısal çözüm önerileri getiriyor. Ekonomik entegrasyon, sosyal uyum, yerel kapasitenin desteklenmesi ve bölgesel kalkınmayı merkezine alan Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi kapsamında toplamda 2.000 Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesinin iş ve geçim kaynağı sahibi olmasına katkı sağlanması, 52.000 Suriyelinin Türkçe dil eğitiminden faydalanması ve 307.000’i aşkın Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesinin, güçlendirilmiş belediye hizmetlerinden yararlanması hedefleniyor

Kimse Mülteci Olmayı Seçmez…

Toplantının açılış konuşmalarını Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü ve BM Kalkınma Programı Mukim Temsilcisi Irena Vojáčková-Sollorano, UNDP Türkiye Ülke Direktörü Claudio Tomasi ve Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger gerçekleştirdi. Vojáčková-Sollorano, konuşmasında dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlara ancak dayanışma, işbirliği ve ortak irade ile yanıt verilebileceğini ifade ederken; mülteci olmanın bir tercih olmadığı, hiç kimsenin mülteci olmayı seçmediğinin altını çizdi. “Mülteci olmak demek bir kimsenin terk edilmesi demek değildir. Onlara bir aile ortamı vermek, yardım etmek bizim görevimizdir” diyen Vojáčková-Sollorano, Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi’nin (TDP) Suriyeli mültecilere ve onlara büyük bir cömertlikle ev sahipliği yapan Türkiye’ye yardımcı olmayı hedefleyen bir proje olduğunu vurguladı. İnsani krizlere yönelik cevabın, hem kısa vadede insani yardım, hem de uzun vadedekalkınma perspektifini dikkate alması gerektiğini vurgulayan Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü ve BM Kalkınma Programı Mukim Temsilcisi Vojáčková-Sollorano günümüzde 65 milyon insanın çeşitli nedenlerle yerinden edilmiş olduğunu ve kalkınmakta olan ülkelerin bu bireylerin %90’ına yakınına ev sahipliği yaptığını ifade etti. Mülteci krizine yönelik olarak yapılacakların, insanlığın ortak vicdanının yansıması olacağını belirten Vojáčková-Sollorano, “Eğer bugün, dünya üzerinde herhangi bir ülke, çeşitli sebeplerden dolayı binlerce, yüzbinlerce mülteciye ev sahipliği yapacaksa, uluslararası toplum o ülkeye, o ülkenin insanlarına, yepyeni bir ülkeye gelmiş binlerce kadın ve erkeğe nasıl yardımcı olabilir? Ülkelerin, toplumların ve bireylerin hayatlarında far yaratmak için neler yapabiliriz? Gerçekten fark yaratmak için neler yapabiliriz?” sorularını sordu.

Bu dünyada, bir başkasının yükünü hafifleten hiç kimse gereksiz değildir…

UNDP Türkiye Ülke Direktörü Claudio Tomasi ise projenin UNDP’nin kalkınma alanındaki uzmanlığı ve deneyim paylaşımıyla Türkiye’nin yükünü hafifletmeyi amaçladığını belirtti. Türkiye’nin tarihte görülmemiş bir mülteci akınıyla mücadele etmek durumunda kaldığını belirten Tomasi, “Krizin başından bu yana Türkiye Hükümeti ve halkı Suriyeli mültecilere büyük cömertlik gösterdi.” dedi. Türkiye’nin çok boyutlu bu kriz karşısında sürekli çözüm arayan taraf olduğuna değinen Tomasi, bu anlamda Türkiye’nin modern tarihin en büyük insani trajedisine yönelik olarak ortaya koyduğu cevabın, küresel anlamda takdir edildiğini vurguladı. Konuşmasında Charles Dickens’dan yaptığı alıntıyla “Bu dünyada, bir başkasının yükünü hafifleten hiç kimse gereksiz değildir” diyen Tomasi, UNDP ve AB’nin birlikte çalışarak Türkiye’nin, Suriyeli mültecilerin ve ev sahibi toplulukların üzerindeki yükü hafifletmeyi; kurumlar, topluluklar bireyler için sürdürülebilir, yeni bir gelecek inşa etmeyi amaçladığını belirtti. Suriye Krizi’ne Yönelik Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi’nin Suriyeli mültecilerin ve ev sahibi toplulukların sorunlarına kalkınma odaklı, dayanıklılığı esas alan uzun vadeli çözüm önerileri getirilmesinin amaçlandığını ifade eden Tomasi, kalkınma, insani yardım, rehabilitasyon, yeniden inşa, dayanıklılık ve istikrar arasında doğrudan bir ilişki olduğunu vurguladı ve ekledi: “Dünyamızın geleceği açısından krizlere verilecek en etkili küresel cevap, insani yardım ve kalkınma hedeflerinin birbirini bütünler şekilde icra edilmesiyle mümkün”

Mülteciler bir problem değildir, aynı zamanda topluma verecekleri katkılarla da önemli bir fırsattır…

Avrupa Birliği’nin (AB) 50 milyon avroluk katkıyla destek verdiği proje ile ilgili olarak konuşan Büyükelçi Christian Berger, önceliğin mülteci ve ev sahibi toplulukların kendi kendilerine yeterliliklerini sağlamak olduğunu vurgularken Suriyelilere yalnızca insani yardımlarla faydalı olunamayacağını belirtti. Suriyeli mültecilere doğru ortamı sunarak onları topluma katkı verebilecek bireyler haline getirmek gerektiğini ifade eden Berger, “Mülteciler bir problem değildir, aynı zamanda topluma verecekleri katkılarla da önemli bir fırsattır.” dedi. Büyükelçi Berger, mültecilerin iş hayatına erişimlerinin sağlanmasının önemine işaret ederek, bu konuda Türkiye’ye desteklerinin devam edeceğini vurguladı.

Açılış toplantısında konuşan Cumhurbaşkanlığı FRIT (AB’nin Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı) Fonu Baş Koordinatörü Halil H. Afşarata UNDP ile işbirliğinin önemini vurguladı ve “BM Kalkınma Programı’nın tecrübeleri ve uzmanlığı bizim için çok önemli, bu süreçte operasyon kabiliyeti yüksek olan kuruluşları seçmek zorundayız” dedi.  Projenin uygulama ortakları olan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Bakan Yardımcıları Ali Çetin Dönmez ve Mehmet Fatih Kacır, ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Bakan Yardımcısı Reha Denemeç ise konuşmalarında projenin farklı bileşenlerinin öneminin altını çizdi : “Mültecilere yönelik olarak kalkınmayı esas alan, eğitim, sağlık, geçim kaynaklarını geliştirmegibi hizmetleri sağlamamız lazım” Suriye Krizine Yönelik olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi’nin (TDP) özelliği ekonomik ve sosyal entegrasyonu sağlayacak en önemli araç olan dil öğrenme becerileri kazanma ve yeni geçim kaynakları ile iş olanakları açma gibi farklı 3 bileşeni bir araya getirmesi anlamında önemli”.

Programın 2. bölümünde daha önce çeşitli UNDP projeleri kapsamında eğitim desteklerinden yararlanmış Suriyeli bireylerin deneyimleri paylaşıldı. UNDP Suriye Programı kapsamında Re:Coded bootcamp eğitimlerine katılarak Türkçe ve yazılım dili öğrenen ve kendi işini kuran Mahmoud Almhamad, UNDP Suriye Programı’nın Tıbbi Sekreterlik ve Dil Eğitimi kurslarına katılan ve halen bir üniversitede çalışan Ela Moustapha hayat hikâyelerini ve deneyimlerini paylaştılar. Ayrıca Suriye Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Projesi Portfolyo Müdürü Burçe Dündar ve Proje Müdürleri Ezgi Arslan, Sertaç Turhal ve Alper Kemal Doğan sunumlar eşliğinde projenin amaç ve hedeflerini, ayrıntılarını ve proje bileşenlerini anlattılar. “Umutları Nasıl Yükselteceğiz…?” teması etrafında gerçekleşen enteraktif sunumda, Portfolyo Müdürü Burçe Dündar ve Proje Müdürleri soru ve cevaplar eşliğinde Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi’nin, Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesi bireylerin hayatlarını nasıl değiştireceğini ele aldı.

Proje sunumlarının ardından Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye Dayanıklılık Projesi’nin üçüncü bileşeni olan yetişkinler için dil eğitimi bileşeninde UNDP’nin beraber çalışacağı Türk Kızılay Derneği arasında imzalanacak Sorumlu Taraf Anlaşması Protokol Metni imzalandı ve aile fotoğrafı çekildi.

Açılış toplantısı “Country for Syria” grubunun şarkıları, Gölcük Belediyesi Uluslararası Göç konulu fotoğraf yarışması sergisi ve “Joon” çağdaş sanat koleksiyonunun sergisiyle devam etti. Katılımcılar bir yandan mültecilerin hayat hikâyelerinin ve ürettikleri sanat serlerinin bulunduğu sergileri incelerken, diğer yandan yerel ezgiler barındıran ortak kültürel şarkılara eşlik etti.