UNHCR’nin raporuna göre milyonlarca mülteci çocuk okula gidemiyor

Mohamed, a young Syrian refugee from the ancient desert city of Palmyra, attends lessons at the Father Andeweg Institute for the Deaf (FAID) on the outskirts of Beirut in Lebanon. ; In our series focusing on Syrian children who were born when the conflict began and who have never known Syria without war, UNHCR met Mohamed from Palymra. Mohamed started losing his hearing when he was around two years old. At the same time, an attack wounded his left hand, severing the nerves. He has been living in Lebanon since 2016 and attends the FAID School in the town of Jamhour, Baabda District, Mount Lebanon Governorate. The school is teaching Mohamed to read and speak. Founded in 1957 by Father Andy Andeweg, a Dutch Anglican priest, FAID is one of a handful of establishments in the country that offers specialist speech and auditory therapy for children with hearing disabilities. Lebanon is the country with the highest per capita concentration of refugees. There are nearly half a million Syrian children between the age of three and 18 in Lebanon. More than half of them do not receive any formal education because of limited resources, residency issues and work restrictions on their parents.

UNHCR, BM Mülteci Örgütü, tarafından bugün yayınlanan rapora göre dört milyon mülteci çocuk okula gidemiyor. Bu yalnızca bir yıl içerisinde eğitime erişim sağlayamamış mülteci çocukların sayısında yarım milyonluk bir artış olduğu anlamına geliyor.

Akıntıyı Tersine Çevirmek: Kriz Durumunda Mülteci Eğitimi başlıklı rapora göre, hükümetlerin, UNHCR’nin ve ortaklarının bütün çabalarına rağmen mülteci çocukların okula kayıt olma oranı artan mülteci nüfusu ile aynı düzeyde ilerlemiyor. 2017’nin sonu itibarıyla dünyada toplam 25,4 milyon mülteci var ve bu kişilerin 19,9 milyonu UNHCR’nin yetkisi altındayken, yarısından fazlası – yüzde 52 – ise çocuk. Bu kişilerin 7,4 milyonu okul çağında.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Eğitim çocukların iyileşmesi için bir yol olmakla beraber, ülkelerini yeniden inşa etmeleri açısından da elzem. Eğitim olmadan bu çocukların ve toplumlarının geleceği geri döndürülemez bir şekilde zarar görecektir.”

Mülteci çocukların yalnızca yüzde 61’i ilkokula giderken, dünya genelinde bu oran yüzde 92.

Mülteci çocukların yaşları büyüdükçe bu fark giderek açılıyor. İlkokula giden mülteci çocukların neredeyse üçte ikisi ortaöğretime devam etmiyor. Toplamda, mülteci çocukların yüzde 23’ü ortaöğretime giderken, dünya genelinde bu oranın yüzde 84 olduğu belirtiliyor.

Bir sonraki seviyeye gelindiğinde ise bu fark daha büyük bir uçuruma dönüşüyor. Dünya genelinde yüksek öğretime kayıt olma oranı yüzde 37 iken, mülteci çocukların yalnızca yüzde biri bu fırsata sahip olabiliyor ve bu sayı üç yıldır değişmiyor.

Grandi ayrıca sözlerine şunları da ekledi: “Okul, mülteci çocukların aylar hatta belki yıllar sonra normallik kavramıyla karşılaşabildikleri ilk yer. Şu anki gidişata göre, acil bir yatırımda bulunulmazsa, bu rahatsız edici sayılara yüzbinlerce çocuk daha eklenecek.”

Rapor, New York Mülteci ve Göçmenler Deklarasyonu’nu kabul eden ülkeler sayesinde 2017 yılında daha önceden okula kayıtlı olmayan 500.000 mülteci çocuğun daha okula kaydının yapılması yönünde büyük bir ilerleme kaydedildiğine dikkat çekiyor. Rapor, aynı zamanda bütün mültecilerin hak ettikleri nitelikli eğitime ulaşması için daha fazlasının yapılması çağrısında bulunuyor.

Rapor, ev sahibi ülkelerin, ilkokuldan başlayarak, mülteci çocukların uygun bir müfredat ile kayıtlarının yapılmasıyla ulusal eğitim sistemine dâhil edilmesi için çağrıda bulunuyor. Bunun mültecilerin üniversiteye gidebilmeleri ya da ileri düzeyde mesleki eğitim almaları için bir sıçrama tahtası olacağına da dikkat çekiliyor.

Rapor, ayrıca, gelişmekte olan bölgelerin okul çağındaki mülteci çocukların yüzde 92’sine ev sahipliği yaptığını ve bu ülkelerin uluslararası toplum tarafından sağlanacak daha sürdürülebilir bir finansal yardıma ihtiyacı olduğunu belirtiyor.

Son olarak rapor, mültecilerin eğitim sorununa yönelik sürdürülebilir çözümleri artırmak amacıyla özel sektörle, insani yardım ve kalkınma kuruluşları ve hükümetlerle daha sağlam işbirliği yapılması çağrısında bulunuyor.