UNHCR’nin yayımladığı rapor, daha yoksul ülkelerin zorla yerlerinden edilmiş kişilerin çoğuna ev sahipliği yaptığını gösteriyor

Küçük yaştaki Suriyeli mülteciler Lübnan'daki bir kampta görülüyor.  © UNHCR/Sam Tarling
Küçük yaştaki Suriyeli mülteciler Lübnan’daki bir kampta görülüyor. © UNHCR/Sam Tarling

BM Mülteci Örgütü (UNHCR) tarafından yeni yayımlanan rapor geçtiğimiz yılın ilk yarısında çatışma, zulüm ve şiddet sonucu en az 3,2 milyon kişinin daha yerlerinden edildiğini ve dünya çapında yerlerinden edilen kişilere ev sahipliği yapılmasında düşük ve orta gelirli ülkelerin en büyük rolü oynadıklarını gösterdi.

UNHCR’nin 2016 Yıl Ortası Eğilimleri Raporu’na göre geçtiğimiz yılın ilk yarısında, 1,7 milyon kişi kendi ülkesi içinde yerinden edilirken, 1,5 milyon kişi ise uluslararası sınırları aşarak ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

2016 yılının ilk yarısında yerinden edilen kişi sayısı, 5 milyon insanın yerinden edildiği 2015 yılının aynı dönemine kıyasla üçte bir oranında azalmış olsa da, dünyadaki toplam yerinden edilen kişi sayısı artmaya devam etti. Çatışmalar yoğunlaşırken, yerinden edilen kişilerin evlerine geri dönme ihtimali ve umutları da azalıyor.

2016 yılının ilk yarısında yerinden edilen mültecilerin yarısından fazlası Suriye’deki çatışmalardan kaçmış olup, çoğu bölgedeki diğer ülkelere – Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Mısır – sığındı. Önemli büyüklükte nüfusu temsil eden yerinden edilen mültecilerin oluşturduğu diğer gruplar ise şu ülkelerden kaçtılar: Irak, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Eritre, Somali, Güney Sudan ve Sudan.

Suriye krizinden daha küçük ölçekte olmakla birlikte, Güney Sudan’daki mülteci durumu giderek büyümeye ve aralarında Sudan, Uganda, Kenya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Etiyopya’nın da bulunduğu dünyanın en az gelişmiş ülkelerinden bazılarını etkilemeye devam etmektedir. Güney Sudanlı mülteci sayısı 2016 yılının ortasında 854.200 iken; bu, yerinden edilen kişi sayısında son üç yılda sekiz kattan daha fazla bir artış yaşandığını göstermektedir. Sayılar 2016 yılının ikinci yarısında daha da arttı.

Türkiye, 2016 yılı ortası itibarıyla 2,8 milyon mülteci ile bütün ülkeler arasında en yüksek sayıda mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülke oldu. Türkiye’yi sırasıyla Pakistan (1,6 milyon), Lübnan (1 milyon), İran (978.000), Etiyopya (742.700), Ürdün (691.800), Kenya (523.500), Uganda (512.600), Almanya (478.600) ve Çad (386.100) izledi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi açıklamasında: “Bugün karşı karşıya olduğumuz aslında sayılardan ziyade, özellikle de mültecilerin çoğunun savaşın yerle bir ettiği ülkelerine komşu ülkelerde yaşamlarını sürdürdüğü düşünüldüğünde, bir işbirliği ve dayanışma krizidir” dedi. 

UNHCR tarafından hazırlanan rapor, bir ülkedeki mülteci sayısını ülkenin nüfusu veya ekonomisinin büyüklüğüyle kıyaslayarak ev sahibi ülkeler tarafından sağlanan katkıyı çok net şekilde bağlam içerisinde görmeyi mümkün kılıyor. Örneğin, Lübnan ve Ürdün nüfuslarıyla oranlandığında en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yaparken, ekonomilerinin büyüklükleri açısından bakıldığında en büyük yükü Güney Sudan ve Çad üstleniyor.

Ülke ekonomisiyle kıyaslama üzerinden yapılan değerlendirmeye göre, dünya genelinde en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ilk on ülkeden sekizi Afrika’da bulunurken, diğer ikisi Orta Doğu’da yer alıyor. Lübnan ve Ürdün, bütün kategorilerde – mutlak sayı, ekonomik katkı ve kişi başına düşen mülteci sayısı – dünya çapında en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan 10 ülke arasında yer alıyor.

Suriyeliler 2016 yılının ortası itibarıyla UNHCR’nin yetkisi altındaki toplam mülteci nüfusunun %32’sini (16,5 milyonun 5,3 milyonu) oluşturarak dünya çapındaki en büyük mülteci grubu olmayı sürdürüyor.

UNHCR tarafından yayımlanan raporun bir başka önemli bulgusu ise üçüncü ülkeye yerleştirme için sunulan mülteci dosyası sayısında artış kaydedilmiş olmasıdır. Bu durum, artan sayıda ülkenin üçüncü ülkeye yerleştirme bağlamında sağladıkları kontenjanları artırdığını göstermektedir. 2016 yılının ilk yarısında, üçüncü ülkeye yerleştirme için 81.100’den fazla mültecinin dosyası toplamda 34 ülkeye sunulmuştur. Üçüncü ülkeye yerleştirmek için dosyası sunulan mülteci sayısı yıl sonu itibarıyla 160.000’i geçmiş olup; bu sayı, 2012 yılında sunulan dosya sayısında son 20 yılın en yüksek sayısına ulaşıldığını ve  iki kattan fazla artış yaşandığını göstermektedir.