UNICEF’in desteklediği Suriyeli Gönüllü Eğitim Personeli: “Eğitim altın bilezik gibidir”

unicef-dergi1

Mustafa (25), teşvik programından yararlanan Suriyeli Gönüllü Eğitim Personeli (SGEP)’nden biri. Almanya Hükümeti ve diğer donörlerin desteğiyle ilk kez uygulanan bu model ile, Suriye krizine müdahale kapsamında sığınmacı çocukların kaliteli eğitime erişimini sağlamak üzere Suriyeli eğitimcilere finansal destek sağlanıyor. Mustafa, savaşın harap ettiği Halep’ten Türkiye’ye 2014 yılında gelmiş. Kimya mühendisliği öğrencisiyken yaşanan çatışmalar nedeniyle ne yazık ki okulunu bırakmak zorunda kalmış. Gaziantep’e yerleştikten sonra eğitimini sürdürebilmenin yollarını aramış ve sonunda Gaziantep Üniversitesi’ne kaydolmuş. Bu yıl mezun olacak olan Mustafa kimya mühendisliği okurken bir yandan da sosyal hizmetlere yönelmiş. Eğitimini sürdürmede yakaladığı fırsatı başkaları da bulabilsin diye gönüllü eğitim personeli olmuş.

SGEP teşvik programının başlıca hedefi Suriyeli çocuklara güvenli bir ortamda kaliteli eğitim sağlanması. UNICEF ve Milli Eğitim Bakanlığı SGEP’e aylık olarak finansal kaynak sağlamanın yanı sıra, SGEP‘e yönelik eğitim programlarını da destekliyor. Bu programdaki modüller eğitim psikolojisi, psikososyal destek, danışmanlık, ders planlaması ve yönetimi ve diğer benzer konuları kapsıyor.

Sınıfta öğretim

Gerek Mustafa gerekse diğer SGEP’ler ile öğrenciler arasında çok büyük bir yaş farkı olmadığı için iletişim kurmaları çok daha kolay oluyor. Bu da kendilerini daha rahat hisseden öğrencileri okula geri dönmeye özendiriyor. Sınıfta çocuklarla etkileşimi yüksek seviyede olan Mustafa onların ihtiyaçlarını dikkate alıp, derslerini buna göre planlıyor. “Korkutucu otoriter öğretmen” imajı yerine öğrencileriyle karşılıklı güven ilişkisi kurabilen ve iletişime açık bir eğitici modelini hayata geçiriyor. Bize anlattığına göre diğer SGEP’lerle birlikte özellikle başarılı olan öğrenciler için ödül törenleri düzenliyorlar. Güçlük çeken öğrencileri yakından takip edip, onlara destek veriyorlar; yalnız olmadıklarını, kütüphanede zaman geçirerek bile öğretmenlerin ve diğer akranlarının onlara yardımcı olabileceğini gösteriyorlar.

Güçlüklerle baş etme

Mustafa’ya daha fazla çocuğu eğitim sisteminin içinde tutma çabalarında ne gibi güçlüklerle karşılaştığını sorduğumuzda, 12 – 18 yaş arasındaki çocuklar söz konusu olduğunda daha çok zorlandıklarını söylüyor. Bunun sebebini de, ebeveynlerin genellikle bu yaş grubundaki çocukları okula göndermek yerine bir işe sokup ev ekonomisine destek olmalarını tercih etmeleri olarak açıklıyor. Mustafa bu güçlüğü aşmak için tam bir saha görevlisi gibi çalışarak Suriyeli ailelerle görüşüyor, onları bilgilendiriyor: “Eğitim altın bir bilezik gibidir. Hayat karşınıza güçlükler çıkardığında bu altın bileziğinize güvenebilirsiniz, çünkü değerini hiç yitirmez. İş hayatında beceri kazanmak iyidir; ama eğitim size bundan çok daha fazla beceri kazandıracak sigortanızdır, güvencenizdir ve geleceğinizdir.” Mustafa ayrıca daha ileri yaşlardaki öğrenciler için daha fazla kariyer rehberliğinin yararlı olacağını düşünüyor; O’na göre öğrenciler bu rehberlik sayesinde gelecekte eğitimden ne gibi yararlar sağlayabileceklerini daha iyi anlayabilirler.

“En büyük dileğim çocukların iyi bir eğitim almaya devam etmeleri ve bu savaşın da bir gün sona ermesi, belleklerimizde sadece kötü bir anı olarak kalması. Ayrıca, çocukların burada edindikleri kazanımların onlara parlak bir gelecek sağlayacağını umuyorum.”

SGEP teşvik programı eğitime kayıtlı çocuk sayısını artırmayı hedefliyor. 2014 yılında 2.500 SGEP’le başlayan programın kapsamı Türkiye’deki sığınmacıların eğitimine ilişkin talebin artmasıyla genişletildi. Bugün 23 ilde eğitim hizmetleri veren 12 binden fazla SGEP bulunuyor. Son 5 yıl içinde örgün eğitime katılan Suriyeli ve diğer sığınmacı çocukların sayısında çarpıcı bir artış gerçekleşti. 2014 yılı Haziran ayında bu sayı yaklaşık 180 binken (okul çağındaki nüfusun %30’undan az) bu sayı bugün 640 bine ulaştı (okul çağındaki nüfusun %60’ından fazla).