WFP: ‘‘Uzun Zamandır Yaşadığımız En Güzel Ramazan Bayramı’ydı’’

TUR_20190207_WFP-Didem_Akan_ İlhanKahramanmaraş sığınmacı kampında yaşayan bir anne, Suriye’deki açlık ve çatışmadan kaçışını ve WFP e-gıda kartının ailesi için sevdikleri yiyecekleri seçmesi anlamına geldiğini anlatıyor.

Isaf ve ailesi, Suriye’nin kuzeybatısında yer alan memleketleri Hama’dan kapılarını bile kilitleyemeden ayrıldılar. Oldukça küçük olan köylerinde insanlar, eğer kısa bir zaman için evlerinden çıkıyorsa kapılarını kilitlemiyor. Isaf mevcut durum düzelir düzelmez, bir ay içerisinde döneceklerini düşünüyordu.

Kendisi ve eşi, çocuklarını da alıp bulundukları yerden uzaklaşmayı düşündüler çünkü çatışma köyde tarımla uğraşan herkesi ekip biçmekten ve ürünlerini yetiştirmekten alıkoyuyordu.

‘‘Ciddi gıda sıkıntısı çekmeye başladık. Çocuklarıma yiyecek bir şeyler bulmakta oldukça zorlanıyordum. Sonrasında çatışmalar daha da yoğunlaştı ve bu, bardağı taşıran son damlaydı — köyün büyük çoğunluğuyla beraber Türkiye’ye kaçtık. Güvende olmak; bu hayattaki en önemli şey.’’

Suriye-Hama’dan Türkiye sınırına yolculuk etmek çok da kolay değildi. İlk olarak, kilometrelerce yürüdüler. Sonra, daha önceden ayarladıkları kamyonların olduğu yere vardılar ama yol üzerinde çatışma bölgeleri vardı ve saklanmaya devam ettiler. Sonunda, Hatay’ın Cilvegözü sınırına vardılar.

E-Gıda Kartı ile Seçme Özgürlüğü

Bir ay içerisinde Kahramanmaraş sığınmacı kampına taşındılar. 2012’nin sonu — 2013’ün başlarında bazı yardım kuruluşları kampta yiyecek yardımı yapmaya başladı. Isaf kampta hazırlanan yemeklerin, bazen çocuklarının yiyemeyeceği kadar acı olmasına karşın boğazlarından geçecek bir lokmanın olmasına çok sevindi.

Isaf, WFP’nin sağladığı elektronik gıda kartını teslim aldığı günü asla unutmayacak: ‘‘Ramazan ayından hemen önceydi. Bir anne olarak, marketten çocuklarımın sevdiği yiyecekleri satın alabiliyor olmaktan ve istediğimiz zaman yemek pişirebiliyor olmaktan inanılmaz derecede mutluydum. Uzun zamandan sonra en güzel Ramazan Bayramı’ydı. Suriye yemeklerini tekrardan pişirmeye başladım.’’

WFP, Türk Kızılay ortaklığıyla Türkiye’nin güneydoğusunda kamplarda yaşayan sığınmacılara e-gıda kartı aracılığıyla yardım sağlıyor. Kişi başına aylık 50 TL değerindeki yardım ile sığınmacılar, kamplarda kurulan marketlerden gıda alabiliyorlar. Türkiye Hükümeti, farklı bir kart aracılığıyla 50 TL değerinde hem gıda hem de gıda dışındaki ihtiyaçlarını alabilecekleri yardım desteği sağlıyor.

E-gıda kartı yararlanıcılara seçme hakkı ve biraz da bağımsızlık sunuyor. Isaf, yardımın nasıl harcanacağına karar veren, markete gidip alışveriş yapan tek kişinin kendisi olduğunu ifade ediyor. Isaf genelde süt, yumurta, yoğurt, pirinç, tereyağı, sıvı yağ, şeker, çay, mercimek ve sebze satın alıyor. Eğer para artarsa yaprak sarması için gerekli malzemeleri alıyor. ‘‘Dokuz çocuğumuz var ve hepsi de sarmayı çok seviyor!’’

2012’den bu yana devam eden e-gıda kartı yardımı sayesinde, ailelerin yüzde 91’i kabul edilebilir düzeyde gıda tüketimine sahip. Yapılan izleme çalışmaları gösteriyor ki kamplarda yaşayan sığınmacıların beslenme çeşitliliği mevcut ve hanelerin yüzde 84.4’ündeki kadınlar, yardımın nasıl kullanılacağı ile ilgili kararlara dahil oluyor. Kahramanmaraş kampının güncel nüfusu 14.000’dir.

Geride Kalanlar

Isaf, Suriye’den göç edemeyen yaşlı anne ve babası için hâlâ endişeleniyor. İyi olduklarından emin olmak için onları sık sık arıyor. Anne ve babası Isaf’a, köyün yıkık dökük halde olduğunu ve Hama’nın merkezine taşındıklarını bildirmişler. 400 zeytin, nar ve incir ağaçları vardı ancak şimdi hepsi mahvoldu. ‘‘Anne ve babamı çok özledim. Barış sağlanır sağlanmaz evime geri dönmek istiyorum. Suriye benim vatanım, toprağım.’’

Isaf ve ailesi Türkiye’de kamplarda yaşayan ve WFP’den Avustralya, Danimarka, Fransa, Almanya, Hainan Havayolları Grubu, Japonya, Kuveyt, Meksika, Norveç, Kore Cumhuriyeti, Türkiye ve ABD‘nin cömert bağışları sayesinde gıda yardımı alan 130.000 sığınmacı arasında.