WFP: Suriyeli bir ailenin Türkiye’de hayatını devam ettirmek için bulduğu 7 yol

 

Bir öğünü paylaşmak, bir ailenin yüzleştiği tüm sıkıntılara ragmen birlikteliğinin yansımasıdır. Fotoğraf: WFP/Deniz Akkuş
Bir öğünü paylaşmak, bir ailenin yüzleştiği tüm sıkıntılara ragmen birlikteliğinin yansımasıdır. Fotoğraf: WFP/Deniz Akkuş

Şaban ve Semiha’nın geleceğe bakışında AB’nin fonu büyük bir rol oynuyor.

Şaban ve Semiha; ülkelerinde hala devam eden sivil savaş sırasında Halep’te yaşadıkları mahalle bombardımana uğrayınca çocukları ve ailenin iki yaşlı üyesiyle birlikte Suriye’den kaçmışlar. 4 yıl sonra Türkiye’nin Güneydoğusundaki Gaziantep’in kenar bir semtinde yaşıyorlar.

Onların durumundaki yüzbinlerce Suriyeli gibi onlar da AB’nin fonlandırdığı, kısaca SUY olarak alandırılan Sosyal Uyum Yardım Programı’ndan yardım alıyorlar. Program kapsamında bir banka kartına her ay ailedeki kişi başına 120 TL nakit para yükleniyor.

Ailenin hayatını devam ettirirken, bir yuva oluşturmak ve çocuklarının olabildiğince mutlu bir çocukluk yaşamalarını sağlamak için 7 önceliği:

  1. İş bulmak ve o işi kaybetmemek

Uzun arayışlar sonunda Şaban bir ayakkabı atölyesinde iş bulmuş. Her ne kadar zor ve az para kazandığı bir iş olsa da her gün uyandığında gidecek bir işi olmasından dolayı kendini şanslı hisseden Şaban; “İş sahibi olmak benim için önemli. Benim bakmam, beslemem ve sağlıklı olduklarından emin olmam gereken bir ailem var,” diyor. “Onları geçindirebilmek bana kendimi daha iyi hissettiriyor.”

  1. Sıcak bir yuva yaratmak

Semiha kiraladıkları evde çok fazla eşyaları olmadığını söylüyor. Eşyaların çoğu ev sahibinin evde bıraktığı eski mobilyalar. “Evimizde pek bir eşya yok ama burası bizim dış dünyadan korunağımız,” diyor Semiha. Her gün temizlik yapıp topladığı evi ailesi için bir yuva haline getirmek adına elinden geleni yapıyor.

  1. Ailenin sevdiği yemekleri pişirmek

“Akşam yemeklerimiz Suriye’dekiler gibi değil ama yine de her gün yemek pişirip imkanımız dahilinde en iyisini yapmaya çalışıyorum,” diyor Semiha. Haftada bir yumurta, süt ve yoğurt alabiliyorlar. Pazardan aldıkları sebze ve tahıllarla çocuklarına besleyici şeyler yapmaya özen gösteriyor.

  1. Ailece sofraya oturmak

Şaban ve Semiha,yemeklerin, özellikle de akşam yemeğinin, ailece yenmesi konusunda ısrarcı. “Bu bizim Suriye’den kalan bir alışkanlığımız. Çocuklarımızın da aileyi zor zamanlarda bir arada tutmanın ne demek olduğunu öğrenmesi için bunu sürdürmek istiyoruz,” diyorlar. Bugün yemekte bulgur, yeşil mercimek ve soğanla pişirilen bir Orta Doğu yemeği olan ‘müceddere’ var.

  1. Çocuklara oyun oynatmak

“Evlatlarımın, çocukluklarını bizim Suriye’de yaşayabildiğimiz gibi yaşayabilmelerini isterim. Her gün onları oyun oynamaya teşvik ediyorum,” diyor Semiha. Hava güzelse, çocuklar diğer Suriyeli çocuklarla sokakta oyunlar oynuyor. Hiba, Kevser ve Hatice’nin oyuncakları olmasa da Hatice’nin öğretmeninin verdiği keçeli kalemlerle çocuklar beraber resim çiziyorlar.

  1. Akraba ve ahpablarla görüşmek

Komşu ve yakınlarda yaşayan akrabalarla, özellikle akşamüstleri çay içmeyi âdet edindiklerini söylüyor Semiha ve ekliyor; “Bir demlik çayımız varsa, bir araya gelebilir ve olan bitenlerden sohbet edebiliriz demektir.” Hala Suriye’de olan akrabalar ve Türkiye’de başka şehirlerde yaşayan akrabalarla da cep telefonu uygulamaları aracılığıyla sıkça konuşuyorlar.

  1. Aile büyükleriyle zaman geçirmek

Savaş pek çok aileyi ayırdı. Şaban annesi Fatma’nın kendisiyle birlikte Türkiye’de olmasından dolayı çok mutlu; “Her gün annemle yalnız vakit geçirmem lazım. Onun varlığı benim için çok önemli olduğundan ve bunu onun bilmesinin en iyi yolu bu olduğundan bu vakti geçirdiğimden emin olmalıyım.”

SUY, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı ve Türk Kızılayı tarafından ve Türk hükümetinin yardımıyla yürütülüyor. İlk yılında bir milyondan fazla sığınmacıya yardım sağladı. SUY hakkında daha fazla bilgi edinin: https://www.essncard.com/tr/