Arıcılık Azerbaycan’da yeniden canlandırılıyor

HONEYDevingen subtropikal bir iklim, zengin çeşitlilikte bir bitki örtüsü ve yüksek değerli yerli arılar Azerbaycan’ın doğal avantajlarının mümkün kıldığı ve arıcılığı Kafkas Dağları’nda yüzyıllara dayanan bir gelenek yapan özelliklerden bazıları.

Bu elverişli koşullara rağmen, Azerbaycan arıcılık sektörü tüm potansiyelini yansıtmaktan çok uzak ve beklentilerin altında bir performans sergiliyor.  Üretim seviyesi görece az olmakla birlikte balın piyasadaki fiyatı yüksek kalmaya devam ediyor. Bal konusunda hem ülke hem de ülke dışında artan talebe rağmen satıcılar hala Azerbaycan’da bu az bulunur ürünü satmakta zorlanıyor.

Ülkedeki bal üretimini zora sokan biyolojik ve ekonomik sorunları çözüme kavuşturmak için başlatılan FAO projesi kapsmında, Azerbaycan’ın yerli bal arılarının üretkenliğini artacak, arı kolonilerini daha iyi yönetmeleri için arıcılara eğitimler verecek. Arıcılık sektörünün yeniden canlandırılması, işletmeleri daha üretken yapmanın ötesinde kırsal bölgelerde yaşayan nüfusun ekonomik ve sosyal refahını sağlayacak, insanlara önemli bir geçim kaynağı kazandırarak bir fırsat kapısı aralayacak.

1960’larda Azerbaycan Sovyetler Birliği’nin bir üyesiyken; devlet, Kafkas Dağları’ndaki arıcıları büyük toplu çiftliklerde toplayarak organize etti. Bağımsızlıktan sonra, devlet idaresinde olan arıcılık işletmeleri çözüldü ve arı kovanları arıcılık sektöründe fazla deneyimi olmayan, küçük ve özel aile çiftliklerine dağıtıldı. Devletin arılara verdiği destek gözle görülür şekilde azaldı ve arıcılık ürünlerini piyasaya taşıyan tedarik zincirinin kopmasına neden oldu.

1991’den beri arıcılar, üretimi ve arı kolonilerini canlandırmak için büyük mücadele veriyor. Azerbaycan’ın ulusal bal üretimi benzeri görülmemiş bir neden yüzünden durmanın eşiğinde: yerlileştirilmiş bal arıları Sovyet dönemine oranla çok daha az bal üretiyor.

2014’te yaklaşık 2,500 ton bal üretilmesine rağmen üretimin ve piyasa zincirinin bir bölümünde arıcılığın kırsal geçim kaynakları ve gelir sağlama konusunda geliştirilmesi için büyük bir boşluk var.

Tarihsel olarak Azeri arıcılar; güçlü ve endüstriyel bal üretimi için önemli olan yerli Kafkas arılarıyla  çalışıyorlardı. 1980’lerin başında devlet idaresindeki arıcılık işletmelerini vuran hastalık, kolonilerin ülkenin Güney bölgesinden gelen farklı bir alt arı türüyle ikame edilmesine neden oldu.

Yeni arıların üst düzey üretkenliği olmasına rağmen Kafkas arılarına göre çok daha zayıf bal üreticisi oldukları biliniyor. Zamanla, Azeri arıcılar iki alt arı türü de birbirleriyle karıştırarak daha az bal üreten, karışık bir arı çeşitliliğine sahip oldu.

Yerli alt türleri geliştirmek ve genetik çeşitliliği korumak için FAO ve Azerbaycan Tarım Bakanlığı, Kafkas bal arılarını Azerbaycan’ın kuzeyine geri getirmek için 2015’in başında önemli bir proje başlattı.

FAO arıcılık uzmanı ve proje yöneticisi Rainer Krell; Azerbaycan’ın arıcılık sorunun altında yatan nedenlerden biri olarak kraliçe arıları gösterdi. Krell, “arı kolonilerini beslemek için güçlü ve dirençli kraliçe Kafkas arıları dikkatlice seçilerek arıcılar daha üretken yerli arıları misafir edebilecekler” dedi.

Projede, Kafkas bal arısı özelliklerine sahip ve işçi arıların en çok üretkenlik gösterdiği yüzlerce koloninin içinden en iyi kraliçe arılar izlenip seçilecek. Azeri hükümeti en iyi kolonilerde yetiştirilen doğal çift kraliçe arıları bölgedeki arıcılara dağıtacak.

Projenin zorlukları olduğunu belirten Krell, saf ve yabani Kafkas bal arılarının dağlık alanlardaki uzak bir kaç yerde kaldığını söyledi. Krell “soy ıslahı için yalıtılmış alanları bulmak hiç kolay değil,” dedi.

İki yıl sürecek olan projenin sonunda, Krell en az 20 arı kolonisinin bal üretim performansının artmasını planlıyor. Bu tip yetiştirme programlarının tüm sonuçlarını görmek altı seneye yakın bir zaman aldığı için Azeri hükümeti FAO tarafından başlatılan prgramı devam ettirmeyi taaahüt ediyor.

Azerbaycan yerel biyoçeşitliliği korumak ve daha iyi arıları beslemek için çalışırken, FAO kolonilerin daha etkili yönetilmesi ve hastalıklara dirençli üretken kraliçe arıların seçilmesi için arıcılara eğitim verecek. Hedeflenen reformlar; bal paketlenmesi gibi piyasaya girişi kolaylaştıran gerekli kaynakları ve hizmetleri sağlayarak arıcılık derneklerini güçlendirmeyi de kapsıyor.

Proje için 200,000 dolarlık  bütçenin ayrıldığı FAO-Türkiye Ortaklık Programı (FTPP) kapsamında Türkiye’deki arıcılık uzmanları Azeri arıcılara eğitim verecek.

Türkiye’nin desteği sayesinde Azerbaycan’ın Türkiye’deki bal ve arıcılık ekipmanı üreticileriyle olan ticari ilişkileri geliştirilecek.

Azerbaycan’ın bal üretimi arttırılarak, FAO uzmanları; daha çok bal ürününün marketlerde daha az fiyatlarda yerini almasını, Kafkas Dağları’ndaki arıcıların gelir düzeylerinin ve kırsal işgücünün artmasını hedefliyor.

Proje kırsaldaki binlerce aileye refaha ulaşma şans verecek. FAO ve Azerbaycan; yerel arıları güçlendirmek için arıları, kolonileri, kovanları özenle seçerek  şimdiden çalışmalara başladı.