Ban: Göçe duvar örerek değil neden olan sorunları çözerek çare bulabilirsiniz

SG_HRC_2016Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 31. Oturumu açılış toplantısında bir konuşma yapan BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, “Herkes için insan hakları tesis edilmeden uzun vadeli ve barış ve güvenlik sağlanamaz” dedi.

İnsan hakları ile 2030 kalkınma gündemi arasındaki güçlü bağa dikkat çeken Ban, çatışmaların mağdurlarının ve insani yardıma muhtaç grupların acılarının azaltılması için umutlarını Teşkilata bağladığını belirtti.

Ban, “Barış ve güvenlik olmadan sürdürülebilir kalkınma mümkün değildir. Ortak insanlığımızın en temel unsuru insan haklarıdır. Bu temel bağlar nedeniyle BM geniş bir yelpazede insan haklarını desteklemekte ve savunmaktadır” dedi.

Ban, ilki 23-24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan Dünya İnsani Zirvesi’nin ana mesajının da bu yönde olacağını belirtti ve zirve sayesinde insan onurunun ve ortak insanlığımızın savunulduğu bir gündemin yaratılabileceğini ifade etti.

2030 kalkınma gündeminin insan hakları açısından büyük bir önem taşıdığını belirten Ban, uluslararası topluluğun böylece “en geride kalanlara”, bir diğer deyişle eşitsizlik ve adaletsizliklerin kurbanı olanlara elini uzatma fırsatı bulacağını söyledi.

Ban, “Çoğunlukla kalkınmanın intikaya uğraması ve yönetim sorunları nedeniyle ortaya çıkan toplu göç hareketleri duvarlar örülerek ve daha katı sığınmacı politikaları uygulanarak çözülemez” dedi.

Ban, konuşmasının sonunda, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, insan hakları ve insanların iyi yönlerinin ebedi gücü sayesinde gelecek için umutlu olduğunu belirtti.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin de 2030 kalkınma gündeminin merkezinde ayrımcılıkla mücadelenin yer aldığını söyledi.

“Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) herkes için insan haklarını amaçlıyor. Artık dönüştürücü gündemin uygulamaya konma mükellefiyeti ile karşı karşıyayız” diyen Zeyd, çalışmaların merkezine insan haklarının ve kalınma hakkının konulması gerektiğine vurgu yaptı.

Zeyd küresel toplumun görülmeyen sorunlara çözüm bulamayacağını, bu nedenle doğru olarak toplanan verilerin derlenmesinin toplumun en kırılgan gruplarının ihtiyaçlarının tam olarak belirlenmesi ve karşılanaması için büyük önem taşıdığını ifade etti.