Ban: İstanbul Dünya İnsani Zirvesi krizlerle başa çıkabilmemiz için bir “dönüm noktası” olmalı

Genel Sekreter Ban Ki-moon (soldan ikinci) Dünya İnsani Zirvesi raporu hakkında Genel Kurulu bilgilendiriyor. OCHA Başkanı Stephen O'Brien, Genel Kurul Başkanı Mogens Lykketoft ve Genel Kurul ve Konferans konularından sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Catherine Pollard da kendisine eşlik ediyor. Fotoğraf: BM/Rick Bajornas
Genel Sekreter Ban Ki-moon (soldan ikinci) Dünya İnsani Zirvesi raporu hakkında Genel Kurulu bilgilendiriyor. OCHA Başkanı Stephen O’Brien, Genel Kurul Başkanı Mogens Lykketoft ve Genel Kurul ve Konferans konularından sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Catherine Pollard da kendisine eşlik ediyor. Fotoğraf: BM/Rick Bajornas

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Dünya liderlerinden 2016 yılında birlik olarak insanlık namına verdikleri sözleri yenilemelerini ve insanların daha fazla zorluk çekmesinin önüne geçmek için krizleri önleme ve sonlandırma için güç birliği yapmalarını istedi.

Ban, 23-24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da ilki düzenlenecek Dünya İnsani Zirvesi kapsamında hazırlanan “Tek İnsanlık: Ortak Sorumluluk” başlıklı raporunun tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, söz konusu zirvenin “milyarlarca insanın çektiği sıkıntıların sonlandırılması için somut adımların atılmasına yönelik bir fırsat” olduğunu söyledi.

Ban, savaş ve çatışmalar nedeniyle süreğen olarak yardıma muhtaç duruma düşen ve korku içinde yaşayan milyonlarca insanla hak ettikleri ve bekledikleri dayanışma içinde olunması gerektiğini vurguladı.

“Söz konusu sorunların aciliyeti ve çekilen acıların boyutu karşısında ortak sorumluluğumuzu kabul etmemiz ve kararlı ve şefkatli bir şekilde hareket etmemiz şart” diyen Ban, BM’ye üye devletleri bilgilendirdiği toplantıda, hazırlanan raporun “İnsanlık Gündemi” konusunda harekete geçilmesini gerektiren beş ana unsuru vurguladığını ve ilgili tüm tarafların söz konusu gündem etrafında toplanmasının şart olduğunu vurguladı.

Raporda özellikle liderler krizlerin önlenmesi ve sonlandırılması konusunda sorumluluklarını kabul etmeye; devletler insanlığın değerlerini korumaya; ülkeler hiç kimseyi geride bırakmamaya, herkesi kucaklamaya çağrılıyor; asıl olanın insanlara yardım ulaştırmak değil, yardıma ihtiyaç duymayacak konuma getirmesi olduğu vurgulanıyor; özellikle kırılgan durumlarda olmak üzere,risklerin azaltılması ve etkin ve herkesi kucaklayan kurumların inşası dahil olmak üzere insanlığa yatırım yapılması isteniyor.

Genel Sekreter “Günümüzün karmaşık sorunları sınır tanımıyor ve tek bir ülkenin veya kurumun başa çıkabileceğinden çok daha büyük boyutlara ulaşıyor. Söz konusu sorunlarla etkin bir şekilde başa çıkabilmemiz için küresel dünyamıza, ulusal ve bölgesel kurumlara güveni yeniden inşa etmemiz gerekiyor” dedi.

Ban, İstanbul zirvesinin, dünya liderlerinin geçtiğimiz yıl Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve iklim değişikliği ile mücadele konusunda verdikleri taahhüdü uygulamaya geçirmeleri açısından da önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Çatışma bölgelerinde yaşayan, kronik yoksulluk çeken, doğal afetler ve deniz seviyesinin yükselmesi ile karşı karşıya olan insanlar da dahil olmak üzere herkesin sürecin parçası olmasının sağlanması gerektiğini belirten Ban “Hedefimiz oldukça büyük ancak krizlerinden kaynaklanan aciliyet ve yüz milyonlarca insanın beklentileri nedeniyle İnsanlık Gündemini hayata geçirmemiz şart” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı Mogens Lykketoft de toplantıda yaptığı konuşmada üye devletleri “Genel Sekreterin vizyonunu desteklemeye” çağırdı.

Lykketoft, raporun özünde BM’nin savunduğu ve insanların önem vermesi gereken tüm değerleri zora sokan günümüzün küresel gidişatının terse çevrilmesi için siyasetçilere ve diğer liderlere çağrı yapıldığını söyledi.

Lykketoft, “İstanbul, 2030 Gündemini kabul etmemizden bu yana kimsenin dışarıda bırakılmaması ilkesine gerçek bir anlam verebilmek ve küresel insani krizlere daha güvenilir, eşitlikçi ve sürdürülebilir müdahaleler yapılabilmesini sağlamak için karşımıza çıkan ilk büyük fırsat” dedi.