BM, etkili bir gözaltı izleme mekanizması aracılığıyla taahhütlerini yerine getirme konusunda Türkiye’yi cesaretlendirdi

unhrTürkiye’ye gerçekleştirdikleri ilk resmi ziyaretin sonunda BM İşkencenin Önlenmesi Alt Komitesi Heyet Başkanı Mari Amos, Türkiye’de işkenceyi önleme çalışmalarını desteklemek adına kurulan ulusal izleme mekanizmasının işleyişi için, güçlü ve kapsamlı bir yasal çerçevenin çok önemli olduğunu belirtti.

BM İşkencenin Önlenmesi Alt Komitesi’ni (SPT) temsilen Türkiye’de bulunan dört kişilik heyet, ulusal gözaltı izleme kuruluşu hakkında Türkiye’deki ilgili makamlara tavsiyelerde bulunmak ve öneriler getirmek üzere 6-9 Ekim 2015 tarihleri arasında resmi ziyaretler gerçekleştirdi.

Türkiye’ye gelen heyetin başkanı Mari Amos, “Farklı uluslararası kuruluşlar Türkiye’de işkencenin önlenmesine duyulan ihtiyacı ifade etmiştir. Seçmeli Protokolün onanmasının, işkenceyle mücadelede güçlü bir gösterge olmasının yanı sıra; tam bağımsız, gerekli kaynaklarla donatılmış, çok disiplinli, profesyonel ve görünürlüğü yüksek, OPCAT ilkeleriyle de uyumlu bir Ulusal Önleme Mekanizmasının (NPM) kurulması bu taahhüdün gerçekleşmesi için önemli bir adım olduğunu” belirtmiştir.

Amos’in ifadesi şöyle devam etmektedir; “Türk Hükümeti, NPM’nin tam işlerliğe kavuşması için güçlü bir iradeye sahip olduğunu belirtmiştir. NPM’ye güçlü yetkiler verecek, tam işlerlik kazandıracak, yeterli kaynaklarla donatılmış ve bağımsız bir  kurum haline getirecek yasal çalışmaların tamamlanması ve ilgili kanunun geçmesi sayesinde bu taahhüdün gerçeğe dönüşmesi gerekmektedir”.

İşkence, zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleyi önlemek ve ortadan kaldırmak için çalışan Alt Komite; İşkenceyi Önleme Sözleşmesinin Seçmeli Protokolü (OPCAT) hükümlerinin Devletler tarafından nasıl uygulandığını izlemektedir. OPCAT’ın en önemli hükümlerinden biri gereğince Devletlerin, kendi Ulusal Önleme Mekanizmalarını kurması ve bu mekanizmanın bağımsız işleyişini sağlaması gerekmektedir.

SPT’ye göre işkence ve kötü muameleyi önlemenin en önemli yollarından biri, Devlet ile NPM mekanizmaları arasında yapıcı ilişkiler tesis etmektir; işbirliği ve gizlilik ise kılavuz ilke olarak benimsenmektedir.

Amos, “Ümit ederim ki Türkiye bizim sunduğumuz tavsiyeleri dikkate alacaktır, böylece paydaşlar ve sivil toplumun katkısıyla, bu ülkede etkili işleyen bir işkence önleme kuruluşunun temelleri atılmış olacaktır” diyerek görüşünü ifade etmiştir.

İlgili kamu kuruluşlarıyla ve NPM rolü üstlenen Türkiye İnsan Hakları Kurumu ile yapılan görüşmelere ilave olarak heyet, millet vekilleri ve sivil toplum temsilcileriyle de görüşmüştür. Ayrıca insan hakları uzmanları ve NPM temsilcileri birlikte, Ankara Sincan Cezaevi ve Ankara Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde ortak ziyaretler gerçekleştirerek kapasite geliştirme çalışmaları da yapmıştır.

Bu ziyaret bitiminde Alt Komite, Türk Hükümetine ve Ulusal Önleme Mekanizmasına ayrı ayrı olmak üzere gizli raporlar sunacaktır, bu raporlarda gözlem ve tavsiyelerini paylaşacaktır.

Türkiye’yi ziyaret eden SPT heyetinde Mari Amos (Heyet Başkanı), Aisha Shujune Muhammad (Alt Komite Başkan Yardımcısı), Hans-Jörg Viktor Bannwart ve June Caridad Pagaduan Lopez yer almıştır.