BM: Sağlıklı bir yaşamın kaynağı olan asırlık Akdeniz diyeti tehdit altında

Ankara Ulus Hali. Fotoğraf: UNIC Ankara
Ankara Ulus Hali. Fotoğraf: UNIC Ankara

Akdeniz bölgesi geleneksel beslenme, uzun sağlıklı yaşam ve sürdürülebilir gıda sistemleri için bir model olmanın yanı sıra gıda üretim sürecinde de çevreyi koruyan yanı ile tanınıyor. Ancak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) açıkladığı son raporda akdeniz diyetinin “beslenme alışkanlıklarındaki değişim” nedeniyle tehdit altında olduğunu belirtti.

FAO’nun tarım, gıda, balıkçılık ve kırsal alanlarında işbirliğini öngören ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 13 ülkenin oluşturduğu Milletlerarası Akdeniz Yüksek Zirai Etütler Merkezi (CIHEAM) ile ortaklaşa hazırdığı rapor 11 Haziran’da EXPO Milano kapsamında kamu oyu ile paylaşıldı. CIHEAM’ın başkanlığını hali hazırda Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Doç. Dr. Masum BURAK yürütüyor.

“Akdeniz diyeti besleyici, çevresel açıdan sürdürülebilir, yerel kültürlerin entegre olduğu ve yerel ekonomileri destekleyen bir yapıya sahiptir” diyen FAO Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Programı Koordinatörü Alexandre Meybeck, bu nedenle Akdeniz diyetinin desteklenmesinin önemli olduğunu belirtti.

Bitkisel yağ, tahıl, sebze ve bakliyat Akdeniz diyetinin odağını oluşturuyor. Balık ve etin dengeli bir şekilde yer aldığı Akdeniz modeli, sağlıklı yaşam için de ön plana çıkıyor. Ayrıca kırmızı etin nispeten az kullanılması ve daha ziyade sebzelere yer verilmesi hayvansal gıda üretimi için gerekli olan kaynakların daha az kullanılmasını da beraberinde getiriyor. Böylece, çevreye muhtemel olumsuz etkiler de azalıyor.

Ancak, küreselleşme, gıda pazarlama yöntemleri ve değişen yaşam tarzları – kadınların toplumda oynadıkları roller de dahil olmak üzere – rapora göre, Akdeniz insanının gıda alışkanlıklarını değiştiriyor.

Gıda ürünlerinin artan miktarda bölge dışından ithal ediliyor olması ve daha önce farklı ürün ekilen alanlarda artık tek ürüne yöneliniyor olunması geleneksel gıda sistemlerini etkiliyor ve insanların yemek alışkanlıklarını değiştiriyor.

Raporda, turizm, kentsel dönüşüm, doğal kaynakların azalması, geleneksel altyapının kayboluyor olması Akdeniz’in tarım ve hayvancılık alanındaki genetik havuzunun küçülmesine yol açtığı uyarısı yapılıyor.

Güney ülkeleri yetersiz beslenme ile mücadele ederken, bölgedeki bir dizi ülkede ise obezite sorunu ile başa çıkılmaya çalışıldığı ifade edilen raporda, bölgede gıda alışkanlıklarındaki değişim nedeniyle insanların ölüme kadar gidebilen ciddi sağlık sorunları ile daha fazla karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor.

Raporda, bu gidişin olumluya dönüştürülebilmesi için hem yetkili makamların, hem araştırmacıların hem de gıda sanayinin yerel kaynakları ve gelenekleri korumaya özen göstermesi gerektiği vurgulanıyor, bu yönde farkındalık kampanyaları yürütülmesi çağrısında bulunuluyor.

 

CIHEAM, söz konusu veriler ışığında bir eylem planı açıklayarak Akdeniz agro-ekosisteminin korunmasına yönelik çabaların teşvik edilmesini ve böylece artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gıda güvenliğinin sağlandığı, üretiminin sürdürülebilir kılındığı bir gelecek kurulmasını amaçlıyor.

FAO ve CIHEAM gıda üretiminin sürdürülebilir ve geleneksek yolda ilerlemesi için ortak çalışmalar yürütüyor. CIHEAM’ın eylem planı kapsamında üye ülkelerde üç yıl boyunca yürütülecek pilot projelerle Akdeniz türü gıda üretiminin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amaçlanıyor.