Genel Sekreter Ban 2013’ü değerlendirdi

BM genel Sekreteri Ban Ki-moon yıl sonu basın toplantısında (New York, 16 Aralık)
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon yıl sonu basın toplantısında (New York, 16 Aralık)

 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, BM Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısı ile 2013 yılını değerlendirdi.

Aralık ayında yaşamını yitiren Güney Afrika’nın eski devlet başkanı Nelson Mandela’nın insani ve siyasi yaklaşımının tüm liderlere 2014 yılında daha fazla örnek olması dileyen Ban konuşmasının ilk bölümünü 100 binden fazla insanın yaşamını yitirmesine, 8 milyon kişinin evlerini terk etmesine ve 2 milyon kişinin komşu ülkelere sığınmasına yol açan Suriye’deki gelişmelere ayırdı.

Ban, “Suriye halkı acımasızlık ve yıkım dolu bir yıl, bir ay hatta bir güne dahi tamamül edecek durumda değil” dedi. Suriye’de kimyasal silah kullanıldığına dair iddiaları araştıran Ake Sellström başkanlığındaki ekibinin raporu hakkında Güvenlik Konseyi’ne bilgi verdiğini belirten Ban, sadece Ağustos ayında Şam’ın Guta bölgesinde değil, aralarında sivillerinde bulunduğu hedeflere karşı birden fazla kez kimyasal silah kullanılmış olmasından herkesin derin bir endişe duyması gerektiğini belirtti. Ban, 2013 yılında Suriye’deki ihtilafın tüm tahayyüllerin üzerinde şiddetlendiğini söyledi.

Suriye konusunda 22 Ocak’ta düzenlenecek Cenevre konferansı ile ilgili davet mektuplarını yakında göndermeye başlayacağını belirten Ban, Suriye’deki tarafları şiddet eylemlerini sonlandırmaya ve insani yardım malzemelerinin dağıtımına izin vermeye, bölgede etkisi olan ülkeleri ise tüm tarafları yapıcı bir şekilde bir araya getirmek için çaba harcamaya çağırdı.

Suriye’de insani durumun gittikçe kötüleştiğini belirten Ban, BM’nin ihtiyaç sahiplerine zorlu kış koşullarına karşı insani yardım ulaştırmaya başladığını ancak, söz konusu çalışmaların ciddi kaynak sıkıntısı ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Ban, Suriye’ye gerekli insani yardım malzemesinin ulaştırılabilmesi için 6,5 milyar ABD Doları gibi BM tarihinde rekor bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Kuveyt’te 15 Ocak’ta yapılacak yardım toplantısında tüm ülkelerden cömert katkı beklediğini söyleyen Genel Sekreter, Suriye halkının yarısının yani yaklaşık 9,5 milyon Suriyelinin çatışmalardan doğrudan etkilendiğini, okulların, alt yapının, kanalizasyon sisteminin ve hastanelerin tahrip olduğunu hatırlattı.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde durumun bir kaosa dönüştüğünü söyleyen Ban, toplu kıyımların yaşanabileceğinden endişe ettiğini söyledi ve din adamları dahil olmak üzere liderlerden toplumdaki kutuplaşmayı sonlandırıcı önlemler almalarını istedi.

Orta Afrika Cumhuriyeti, Séléka asi grubunun Başkan François Bozizé’nin kaçmasıyla sonuçlanan saldırılarını başlatttığı geçtiğimiz Mart ayından bu yana şiddet eylemlerine sahne oluyor. Hristiyan-Müslüman çatışmasına dönüşmeye başlayan çatışmalarda binlerce insan yaşamını yitirdi ve 600 binden fazla insan ise evlerinden edildi.

Ban, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde işlenen suçların sorumlarının belirlenmesi ve cezasız kalmalarının önüne geçilmesi için bir araştırma komisyonu oluşturulacağını açıkladı.

Ban, 2013 yılında olumlu gelişmelerin de yaşandığını, bunların arasında Suriye’deki kimyasal silahların imha edilmesi, BM Genel Kurulunda kabul edilen Silah Ticareti Anlaşması, 2015 sonrası kalkınma gündemi yol haritası konusunda üye ülkelerin vardığı görüş birliği ve İran ile Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri ve Almanya arasında nükleer program konusunda varılan anlaşmanın yer aldığını belirtti.

Ban ayrıca, BM barışgücü sayesinde Sahel ve Batı Afrika’da istikrarın güç kazandığını, Dünya Bankası ve Avrupa Birliğinin bölgenin kalkınması için 8 milyar ABD Doları kaynak temin etmeyi öngördüğünü belirtti.

Ayrıca, Demokratik Kongo Cumhuriyetinde BM Barışgücü (MONUSCO) birliklerinin katkısıyla Kasım ayında Kongo Hükümeti ile M23 isimli asi grup arasında çatışmaları sona erdirmek üzere varılan anlaşma da 2013 yılında elde edilen başarılar arasında yer alıyor.

Ban, söz konusu olumlu gelişmelerin 2014 yılında da devam etmesini ve 2014’ün insanların korunduğu, güvenliklerinin garanti altında olduğu, temel insan haklarından yararlanabildikleri ve refah seviyesine eriştikleri bir yıl olmasını arzuladığını belirtti.

Genel Sekreter 2014’ün Afganistan ve Arap Dünyasındaki dönüşüm gibi bazı zorlu konularda dönüm noktası olabileceğini belirtti ve Filistinli ve İsrailli liderlerden kapsamlı barış görüşmeleri için daha cesur adımlar atmalarını, Ukrayna ve Tayland’da ise hükümet ve muhalefetten itidalli davranmaları ve şiddet eylemlerinden uzak durmalarını istedi.

Kuzey Kore’de Başkan Kim Jong-un’nun amcasının vatana ihanet suçlamasıyla idam edilmesiyle yaşanan olaylar hakkında da konuşan Ban, yönetimden Kore yarım adasının nükleer silahlardan arındırılması ve küresel insan hakları normlarına uyması için gerekli adımları atmasını istedi.

“Önümüzdeki yıl kalkınma açısından hayati önem taşıyor” diyen Genel Sekreter Ban, Binyıl Kalkınma Hedeflerine öngörüldüğü şekilde 2015 yılı sonuna kadar erişilmesi için, başta kanalizasyon ve su altyapısının inşası ve çocuk ölümlerinin engellenmesi gibi alanlar olmak üzere, daha fazla gayret gösterilmesini istedi.

“Yeni bir gündem ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin belirlenebilmesi için daha yoğun müzakereler yapılması gerekiyor” diyen Ban, 2015 yılına kadar iklim değişikliği konusunda bir anlaşmaya varılmasının ise 2014 yılının en zorlu görevlerinden biri olacağını ifade etti.

Yedi yıllık Genel Sekreterliği döneminden nasıl bir ders çıkardığı sorulan Ban, BM’nin tüm sorunları kendi başına çözmesinin mümkün olmadığını, bölgesel ve alt-bölgesel kuruluşların desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Ban, “Siyasi irademizi güçlendirmek için iş dünyasının desteğine ihtiyaç duyuyoruz, dini liderlerin desteğine ihtiyaç duyuyoruz, hatta yerel toplulukların ve hayırseverlerin desteğine ihtiyaç duyuyoruz” dedi.

Ban, söz konusu desteğin nasıl gerçeğe dönüştürüleceği konusunda Genel Kurula bir karar teklifi sunduğunu belirtti ve BM’nin çalışmalarına dış destek sağlanmasının öneminin görev süresinde çıkardığı önemli bir ders olduğunu söyledi.