Ozon tabakası iyileşiyor ama hala tehlike var

ozone

Birleşmiş Milletler yerkürenin koruma filtresi olan ozon tabakasının son yıllarda iyileşme sürecinde olduğunu bildirdi. İklim değişikliğine engel olmak ve atmosferin bileşenlerindeki dalgalanmayı durdurmak amacıyla ortak eylem çağrısında bulundu.

Bu bilgi, BM Çevre Programı (UNEP) ve Dünya Meteoroloji Kuruluşu (WMO) tarafından yayımlanan ve 300 bilim insanının katkı sağladığı 2014 Ozon Tabakasının İncelmesi Bilimsel Değerlendirme raporunda yer aldı.

WMO Genel Sekreteri Michel Jarraud konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında ozon tabakasını korumak için gösterilen uluslararası çabanın büyük bir çevresel başarı hikayesi olduğunu belirtti. Bu durumun iklim değişikliği ile mücadelede aynı aciliyet ve birliği göstermemiz için cesaret vermesi gerektiğini söyledi.

Hassas bir gaz perdesi olan Ozon tabakası, yerküreyi Güneş’in zararlı ultraviyole ışınlarından koruyarak Dünya üzerindeki yaşamın sürdürülmesine yardımcı olur.

Bilim insanlarına göre Ozon tabakasındaki iyileşme 1987 yılından bu yana ozon tabakasını incelten kimyasalların azaltılması ve yavaş yavaş kullanımdan kaldırılması için ülkeleri politikalar sürdürmeye yönelten Montreal Protokolü aracılığıyla yürütülen toplu hareket sayesinde gerçekleşti.

2014 Ozon Tabakasının İncelmesi Bilimsel Değerlendirme raporuna göre Montreal Protokolü ve bağlantılı anlaşmalar olmasaydı ozon miktarını azaltan maddelerin atmosferik seviyesi 2050 yılı itibariyle on misli artacaktı. UNEP İcra Direktörü Achim Steiner karşı karşıya olduğumuz sorunların hala devasa olduğunu ve Montreal Protokolünün başarısının sadece ozon tabakasını korumada ve iyileştirmede değil ayrıca iklim değişikliği sorununda da cesaret verici olması gerektiğini söyledi.

Bu arada, Birleşmiş Genel Sekreteri Ban Ki-moon New York’taki BM Genel Merkezi’nde iklim değişikliğine karşı küresel hareket için 23 Eylül’de gerçekleştirilecek zirveye ev sahipliği yapacak.

Rapor, ozon tabakasının yüzyılın ikinci yarısındaki durumunun ise çoğunlukla atmosferik sera gazları olarak bilinen uzun ömürlü azot oksit, methan ve karbondioksit gazlarının yoğunluğuna bağlı olacağını bildiriyor.

Raporun kilit bulgularının Kasım 2014’te Paris’te toplanacak Montreal Protokolü’ne Taraf ülkeler toplantısında sunulması bekleniyor.