“Türkiye’de Kömür Madenciliği Sektöründe Sözleşmesel Düzenlemeler” konulu son rapor ILO ve TEPAV tarafından Ankara’da açıklandı

TEPAVILO’nun yürütmekte olduğu “Uluslararası Çalışma Standartlarına Uyumlaştırılması Yoluyla Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi” teknik yardım  projesi kapsamında finanse edilen raporun tanıtım toplantısı Ankara’da gerçekleşti.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliği ile gerçekleştirilen disiplinerarası araştırmada madencilikte ulusal bir politika geliştirilmesi gerekliliği vurgulandı. Rapora göre bu politika, Türkiye’nin doğal kaynaklarının süreklilik temelinde geliştirilmesinin yanı sıra sektördeki tüm çalışanların sağlığını ve güvenliğini de gözetmelidir.

ILO Türkiye Ofisi Direktörü Numan Özcan, madenciliğin Türkiye ekonomisindeki stratejik önemini vurgulayarak, raporun Türkiye’de kömür madenlerindeki çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik devam etmekte olan çalışmalara önemli bir katkı sağladığını belirtti.

Özcan ayrıca, raporun Türkiye’nin ekonomik kalkınması bağlamında madencilik sektöründe daha fazla gelişme elde edilmesinin ulusal açıdan stratejik öneminin, hem de bu sektörde çalışan işçilerin sağlık ve güvenliklerinin korunmasına yönelik etkili bir sistemin uygulamaya konması gereğinin altını çizdiğini ifade etti.

TEPAV İcra Direktörü Güven Sak ise Türkiye’nin kömür madenciliğindeki ölümlü kazalarda dünyada ilk sıralarda olmasının ana nedeninin genel olarak madencilik sektörünün, özel olarak da kömür madenciliğinin bir sahibi olmamasından kaynaklandığını belirtti.

ILO Türkiye Ofisi’nden İSG Baş Teknik Danışmanı Catherine Brakenhielm, ILO’nun yeni onaylanan 176 sayılı Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi doğrultusunda madencilik alanında bir ulusal politika geliştirilmesine yönelik olarak ilgili tüm taraflarla yapıcı bir sosyal diyalogu sağlayacak yeni yapılanmaların oluşturulması ya da mevcut olanların pekiştirilmesi ve böylelikle hem ulusal hem de uluslararası beklentilerin karşılanmasının önemini vurguladı.

Rapor aynı zamanda, işçilerin seslerini duyurabilmeleri, bilgilerinden yararlanılması, işyerlerindeki risklerin gerektiği gibi ve sürekli olarak değerlendirilmesinin, önlemeye dayalı iyi işleyen bir İSG sisteminin yerleşik özellikleri haline getirilmesi gereğinin altını çizmiştir.